10 Aralık 2013 Salı

BAĞ-KUR borçları siliniyor mu?

Doğru mudur, değil midir bilinmez ama sosyal güvenlik dünyasının duayenlerinden sayın Şerif Akcan Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğini müjdelemiş okurlarına.



Doğru mudur, değil midir bilinmez ama sosyal güvenlik dünyasının duayenlerinden sayın Şerif Akcan Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğini müjdelemiş okurlarına.

Gerçi Sayın Akcan’ın bu gibi öngörülerinin her zaman tuttuğuna bakarsanız, bu haberi de sağlamkaynaktan almıştır herhalde diye düşünebilirsiniz..

Yani Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğine dair haber de muhtemelen doğrudur diye düşünüyorum.

İşin enteresan tarafı, bırakın SGK Başkanını, sayın Bakanın bile açıklamadığı bu bilgilerin medyaya nasıl sızdırıldığı, bu bilgilerin niye SGK kanadından açıklanmayıp, üçüncü kişilere malzeme yapıldığını anlamak maalesef mümkün değil.



Her neyse bilginin kaynağından ziyade Bağ-Kur’a 24 aydan fazla borcu olanların borçları silindiğindemanzara ne olacak gelin hep birlikte inceleyelim.

Sayın Akcan yasanın detaylarını açıklarken, 1 Mart 2011 tarihinden önce SSK ve Bağ-Kur’a aynı anda tabi olan, ancak SSK’dan emekli olmayı beklerken 1260 günden fazla Bağ-Kur sigortalılığından dolayı bütün hayalleri suya düşen kişilerin mahkemeye başvurduklarını, bu nedenle hem mahkemeleri meşgul ettiklerini, hem de mahkeme bitene kadar maaş bağlanamadığı için mağduriyet yaşadıklarını belirtiyor.

Müjdeli haber de arkasından geliyor.

5510 sayılı Reform Yasasında sigortalıların yaşadığı sıkıntıya son verilecek ve aynı sürelerde SSK ve Bağ-Kura tabi olan kişilerin Bağ-Kur’a olan 24 aydan fazla prim borcu silindikten sonra SSK’lı sigortalılıkları geçerli sayılacak.

Ve böylece SSK’dan emekli olabilecekler…

En nihayetinde de, aynı uygulamadan kendi şirketinden kendisini SSK sigortalısı bildiren kişilerin de yararlanabileceklerini belirterek, SSK ile Bağ-Kur sigortası çakışan vatandaşlarımıza yasal değişiklik çıkana kadar çakışmaya dayalı prim mahsuplaşması için dilekçesi vermemelerini tavsiye ediyor, sayın Akcan.



Değerli okurlar,

Görünen o ki yapılacak yasal düzenlemedeki amaç sadece Bağ-Kur borçlarını silmek değil maalesef. Hem Bağ-Kur borçlarını silmek, hem de SSK’dan emekli etmek.

Ya da şöyle söyleyeyim, devlet hem alacağından vazgeçecek, hem de emekli maaşı ödemeye başlayacak bu yasa değişikliğinden sonra.



Peki, kendisini son üç buçuk yıl SSK lı olarak gösterip, çok daha erken sürelerde emekli olmak varken, yıllarca Bağ-Kur’a prim ödeyen vatandaşların söyler misiniz ne günahı vardı?

Gününü doldurmuş, emekli olabilmek için yaşını bekleyen vatandaşlara bütün yolları kapatan Çalışma Bakanlığının değerli bürokratları, söyler misiniz lütfen kendi işyerinden kendisini SSK’lı gibi bildiren kişileri emekli ederken hiç mi vicdanınız sızlamayacak?

Emekli olabilmek için bütün borçlarını ödeyen Bağ-Kur’lulara dönüp, kendi işyerinizden kendinizi SSK’lı bildirseydiniz boş yere prim ödemek zorunda kalmayacaktınız diyebilecek misiniz?


Eğer ki bu yasa bu haliyle çıkarsa, kimse çıkıp da evvelki sosyal güvenlik kurumlarının başında bulunan kişileri populist uygulamalar nedeniyle başında bulunduğunuz kurumları iflasın eşiğine getirdiniz diye eleştirmesin lütfen.

Belki daha önceki kurumlar erken yaşta emekliliğe göz yumdular, doğrudur. Ama hiç biri çıkıp da hem devletin alacağını silip, hem de emekli etmedi kimseyi.

Emekliye yeni maaş

Yeni yılla birlikte memurlar ve tüm emekliler zamma kavuşacak. Aralık enflasyonu ne kadar yüksek çıkarsa emekli ve memurun yüzü o kadar gülecek.


Ocak ayıyla birlikte emekli zam alacak. 10 milyonu aşkın emeklinin maaşındaki artış enflasyona göre belirlenecek. Toplu sözleşmeye göre; 2014 yılında memurların taban aylıklarında 175 lira artış olacak. Memurların ücretleri net 123 lira artacak. 1.9 milyon memur emeklisinin maaşlarında da net 140 lira artış gerçekleşecek. Ocak'ta, memur ve memur emeklisinin bir de enflasyon farkı almasıgündemde. Şöyle ki; memur ve memur emeklileri, geçen Temmuz'da yüzde 3 zam almıştı. Son 6 aylıkenflasyon yüzde 3'ü geçerse, memur ve memur emeklileri, geçen oranda artı bir zam alacak. Bu yılınikinci yarısındaki 5 aylık enflasyon oranı yüzde 2.79 olarak belirlendi. Aralık ayı enflasyon oranıyüzde 0.21'i geçerse, memur ve memur emeklilerine Ocak'ta enflasyon farkı verilecek.

SSK'LIYA DA VAR

SSK ve Bağ-Kur emeklileri de Ocak ayında, 2013'ün ikinci 6 aylık dönemindeki enflasyona göre zam alacak. Aralık enflasyonu ne kadar artarsa, emeklinin yüzü de o kadar gülecek. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının 6 aylık enflasyon tahminlerine göre Ocak'ta yüzde 2.85 oranında artması öngörülüyor. Ayrıca Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, geçtiğimiz günlerde emeklilerinmaaşlarına ikinci bir zammın müjdesini vermişti. Bu artış ile, SSK ve Bağ-Kur emeklileri de memuremeklileri gibi çifte zam alacak.

İŞYERİ AÇMAYIP FAİZ Mİ ALAYIM!

Emekli olduktan sonra işyeri açtım. Bir kişiyi çalıştırıp primini ödüyorum. Ayrıca vergi ödüyorum. Bendevlete bu katkıları yaparken, 3 kuruşluk emekli maaşımım yüzde 15'ini sosyal güvenlik desteklemeprimi adı altında kesiyorlar. Çalışanlarımı ekmeksiz bırakmamak için dükkanımı kapatmıyorum. Aldığımmaaşı faize yatırsam inanın daha çok kazanırım. Bunu mu istiyorlar?

KESİNTİ YAPILMASIN


* 1994 yılında emekli oldum. Yıllardır bankalardan kredi alıyorum. Son çektiğim krediden 3 bin lirahayat sigortası parası kestiler. Kredi çekerken bu tür masraflara yıllardır on binlerce lira paraödedim. Biz zaten 3 kuruş ile geçinmeye çalışıyoruzEmeklilere bir ayrıcalık tanınsın, bu kesintiler yapılmasın. İsmail Tektaş

* 27 sene 6 ay çalıştım. 1'in 4'ünden emekli oldum. Üniversitede idareciydim. Şu an çalışıyor olsam 3 bin 500 lira maaş alacaktım. 2010'un Temmuz'unda emekli oldum. Elime bin 500 lira maaş geçiyor. Ali Dirican

2013 yılında Bağ-Kur'dan emekli oldum. Aldığım maaş 700 lira. Aynı şartlarda çalışanlar daha fazla alıyor. İntibak istiyoruz. Erhan Akbaş

Memur emeklilerinin toplu sözleşmesi var. SSK'lılar unutuluyor.

SGK'dan, Emeklilere Maaş Artışına Olumsuz Yanıt

Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu'nun 2000'den sonra emekli olanların maaşında artışın yolunu açan tavsiye kararına, SGK olumsuz yanıt verdi.



Haber: SGK'dan, Emeklilere Maaş Artışına Olumsuz Yanıt

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Kamu Başdenetçisi (ombudsman) Nihat Ömeroğlu'nun yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ve sağlanan yardımlardaki farklılıkların aynı konumdakiler arasında eşitsizliğe yol açmaması için gerekli yasal ve mevzuat çalışmalarının yapılması hususundaki tavsiye kararına olumsuz yanıt verdi.
KARARI UYGULANABİLİR NİTELİKTE BULMADILAR
Ombudsman'ın tavsiye kararını uygulanabilir nitelikte bulmayan ve gerekçesini kuruma gönderen SGK, 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanlara aylıklarının hesaplanması sırasında gelişme hızından pay verildiği için bu grubun intibak düzenlemesinin dışında tutulduğunu belirtti.
"TEK BİR EMEKLİLİK REJİMİ MÜMKÜN DEĞİL"
Sosyal güvenlik uygulamalarında sigortalılara sağlanan hak ve yükümlülüklerde yaşanan farkların giderilerek norm ve standart birliği sağlamak amacıyla 5510 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe konulduğunu anımsatan SGK, sigortalıların kazanılmış haklarının korunması ve statü hukukundan kaynaklanan farklılıklar nedeniyle işçi memur–esnaf olarak çalışanların tek bir emeklilik rejimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını bildirdi.
SGK'DAN YAPILAN AÇIKLAMA
5510 Sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların statü hukukuna göre belirlenmiş olan ilgili kanunlardaki emeklilik şartlarına tabi tutulduğunu belirten SGK, şu ifadelerle tavsiye kararına olumsuz yanıt verdi:
"5510 Sayılı Yasa'nın geçici 39. maddesinde 2000 yılı Ocak ayı gösterge sistemine göre bağlanan yaşlılık, malullük ve ölüm aylıklarının yeniden hesaplanmasına ilişkin düzenleme yapılmadığından ve 2000 yılından sonra emekli olanlara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, başvurular üzerine alınan tavsiye kararı hakkında Kurumumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır."
TÜED, SORUNU YARGIYA TAŞIYACAK
Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Hukuk Danışmanı Avukat Cafer Tufan Yazıcıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, SGK'nın 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanların maaşında intibak düzenlemesi yapılamayacağı görüşünün, emeklileri üzen bir karar olduğunu ifadede ederek, konuyu Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu esasından da hareketle yargıya taşınacağını bildirdi.
TÜED'in sorunun çözüme kavuşturulması için hükümet nezdindeki girişimlerine de devam edeceğini belirten Yazıcıoğlu, sorunun çözümünde yasal düzenlemenin gerekliliğine dikkati çekti.
EMEKLİLER OMBUDSMAN'A BAŞVURACAK
Abdullah Talayhan, Müzeyyen Abanoz, Rahmi Düzakar, Fetullah İnam, İbrahim Avcı, İbrahim Türkan, Nuh Mete Özcan ve Yunis Kaya adlı emekliler, bir süre önce "İntibak Yasası"ndan faydalanamamaları nedeniyle emekli maaşları arasında ciddi farkların bulunması nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurmuş, başvuruyu değerlendiren Kurum, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ve sağlanan yardımlardaki farklılıkların aynı konumdakiler arasında eşitsizliğe yol açmaması için gerekli yasal ve mevzuat çalışmalarının yapılması hususunda tavsiyede bulunmuştu.
Ombudsman'ın tavsiye kararını ilgili kurum olan SGK'ya göndermesinin ardından, gözler SGK'nın 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanların maaşlarında artışın yolunu açan bu tavsiyeyi uygulayıp uygulanmayacağına çevrilmişti.

4 Aralık 2013 Çarşamba

Prim Borcu Olmayan Üreticilerden Tevkifat Kesintisi Yapılamayacak

Prim Borcu Olmayan Üreticilerden Tevkifat Kesintisi Yapılamayacak, İsmail Yılmaz

Tarım Bağ-Kur prim borcu olmayan üreticilerden, ürün satarken artık prim kesintisi yapılamayacak.
Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü, ziraat oda başkanları ve temsilcilerine, ticaret borsası temsilcileri, hububat alım satımı...

Tarım Bağ-Kur prim borcu olmayan üreticilerden, ürün satarken artık prim kesintisi yapılamayacak.
Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü, ziraat oda başkanları ve temsilcilerine, ticaret borsası temsilcileri, hububat alım satımı yapan zahireciler yönelik bir seminer düzenleyerek, ürün alımlarında yapılan tevkifat kesintilerinin nasıl yapılacağı konusunda bilgi verdi.
SGK Yozgat İl Müdürü İsmail Yılmaz, Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 1 Nisan 1994 tarihinden itibaren Kuruma prim borcu bulunan sigortalıların sattıkları ürün bedellerinden yüzde 1 oranında tevkifat kesintisinin yapılmaya başladığını belirterek, "5510 sayılı Kanunu yürürlüğe girmesi ile birlikte (01/10/2008) vatandaşlarımızın sattıkları ürün bedelleri üzerinden yapılan kesinti belgelerine istinaden tescil işlemler yapılaması sonlandırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların (Tarım Bağ-Kur), prim borçları olup olmadığının sorgulanmasından sonra prim borçları olması halinde sattıkları ürünün brüt tutarı üzerinden prim borcunu geçmeyecek şekilde kesinti yapılacaktır. Prim borcu olmayanlar ile prim borcunu yapılandırmış ya da taksitlendirmiş olanlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamı dışındaki çalışmalarından dolayı sigortalı olanlardan, 5510 sayılı Kanun ile bu kanundan önce yürürlükte olup mülga kanunlar kapsamında taraflarına emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı bağlanmış olanlardan, Kuruma başvurarak 'Tarımsal Kesinti Muafiyet Belgesi' almış olanlardan kesinti yapılmayacaktır" dedi.
Tarımsal ürün satın alan gerçek ve tüzel kişilerin 1 ay içinde yaptıkları kesintilere ilişkin kesinti bildirim listelerini, takip eden ayın son iş gününe kadar Kuruma göndermeleri gerektiğini ifade eden Yılmaz, "İsteyen kesinti sorumluları kesinti bildirim listelerini kağıt ortamında, isteyen kesinti sorumluları ise kurumdan kullanıcı kodu ve şifre alarak e-Kesinti programı aracılığıyla elektronik ortamda gönderebileceklerdir. Bu durumda, Kamu kurum ve kuruluşları ile kamuya ait ticari işletmeler, kamu iktisadi teşebbüsleri, Sair kurumlar (kooperatif, birlik ve diğer kurumlar), ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, zirai kazançlarını, bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler, gerçek gelirleri beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı kişiler, kesinti yapabileceklerdir. Kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelinin brüt tutarı üzerinden prim borçlarına mahsuben ve borç tutarını geçmemek şartıyla 1/1/2014 tarihine kadar yüzde 1 bu tarihten sonra yapılacak alımlarda ise yüzde 2 oranında kesinti yapmak zorundadır. Tarımsal kesinti işlemlerinde müstahsil makbuzunun düzenlendiği tarihte geçerli olan kesinti oranı dikkate alınacaktır. Kurumuzca işletime açılan program sayesinde vatandaşlarımızın hizmet binasına gelerek talepte bulunması halinde sigortalı hesaplarına aktarılan kesinti tutarları herhangi bir talep alınmadan ve süratli bir şekilde hesaplarına aktarılacaktır" diye konuştu.
Yılmaz, kesinti yapmak zorunda olduğu halde kesinti yapmayan veya yaptıkları kesinti tutarlarını süresi içinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmeyen ya da Kesinti Bildirim Listesini süresi içinde göndermeyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 30/3/2005 tarihli 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılır ve Kesinti Sorumlularına idari para cezası uygulanacağını sözlerine ekledi.