26 Şubat 2013 Salı


Sigortalılık başlangıcı öncesindeki doğumların borçlanılamaması kadınların doğum borçlanması hakkından faydalanma bakımından, erkeklerin askerlik borçlanmasına nazaran bu haktan eksik faydalanmalarına, bu da söz konusu hakkın kadük kalmasına yol açıyor. Bu durumda doğum borçlanması kadınlar için sadece güne bağlı emekliliklerde işe yaramakta ve yaş şartının indirgenmesine faydalı olamamakta.

Bu konuda kadın-erkek arasında bir negatif ayrımcılığa da sebep olmakta, TBMM’de bu konuda bir yasa tasarısı verilmiş olmasına karşın, yasalaşma yönünde henüz bir İktidar desteği bulamamakta.

Diğer yandan çıraklık veya stajyerlik nedeniyle okulları devresinde sigortalı yapılan çocuk veya gençlerin bu sigortalılıkları da sadece kısa vadeli sigorta kollarına (İş, kazası, meslek hastalığı, hastalık sigortaları) tabi bulunduğundan emeklilik hesabında başlangıç sayılmamakta. Bu dönemde sigorta sicil numarası verilmiş ve bu numara sonra da kullanılmış olsa bile bu prim özelliğinden dolayı emeklilik hesabı açısından bir anlam ifade etmiyor.

İşte kadın ve anne sigortalılar için bu iki olumsuz husus bir araya geldiğinde olumlu bir sonuç doğuruyor. Nasıl mı? Açıklayalım, önce Çıraklı Eğitim Merkezlerinde çırak veya Endüstri Meslek Liseleri, Ticaret Liseleri gibi mesleki liselerde okumaktayken işyerlerinde stajyer olmuş bir kadın normal sigortalı çalışma hayatına başlamadan evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş olsun. Bu kadın sigortalı çocuğu ya da çocukları olduktan sonra da işe sigortalı olarak çalışmaya başlamış olsun. Kendisi ile işe başlayan emsali kadınlar sigortalılık öncesi doğumlarını borçlanamazken bu kadın sigortalı emeklilik başlangıcında sayılmayan çıraklık veya stajyerlik başlangıcı sayesinde sigortalılık öncesindeki bu iki doğumunu borçlanabilir ve azami dört yıllık primini ödeyip dört sene daha erken emekliliğe hak kazanabilir.

Tabii hemen belirtelim ki böylesi bir durumda bile staj başlangıcı emeklilik hesabına esas sigortalılık başlangıcı sayılmayacak, ancak normal sigortalılık süresi borçlanılabilen süre kadar geriye çekilmiş ve böylelikle önemli bir kazamın elde edilmiş olacak.

Çalışan Anneleri Sevindirecek Haberler !!!


Türkiye’de kadın istihdamı ve kadınların çalışma hayatındaki yeri konusunda önemli sorunlar yaşanıyor. Kadınların çalışma hayatında aktif yer alması ve kadın istihdamında sayının artırılması için sürekli yeni arayışlar ve yeni düzenlemeler yapılıyor, teşvikler çıkartılıyor. Ancak bir türlü istenen sonuçlar alınamıyor.


Çalışan anneleri sevindirecek haberler

Bu hafta özellikle Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ısrarla vurguladığı 3 çocuk ve çalışan kadınlara yönelik getirilmesi düşünülen bazı önemli teşvikler tartışıldı. Öte yandan Çalışma Bakanımız Sayın Faruk Çelik, Başbakanımız’ın direktifleri doğrultusunda kadın istihdamına yönelik teşvik ve avantajları artırmaya yönelik çaba harcıyor. Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı’nca kadın istihdamının teşviki için üzerinde çalışılan konular; 

-1- Doğum izninin 24 haftaya çıkartılması
Şu an doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra 8 hafta çoğul gebelikte ise 10 hafta izin kullanılmakta. İş hayatının maliyet unsurları göz önüne alındığında işverenlerin kadınlara uzun süreli izin verilmesi durumunda istihdamtercihlerinin erkekler lehine değişebileceği göz önüne alınmalıdır. Eğer kadınlara bu hak tanınacaksa işverenlerin kadın istihdamı yaratmaları durumunda ilave teşvikler tanınmalıdır. Oysa SGK bırakın teşvikleri, mevcut durumda annelerin doğum parasını bile ödememek için kırk dereden su getiriyor. Özellikle anlaşmasız özelhastanelerde rapor alan annelere doğum parası ödenmediği gibi, doğum izninden önce 10 günden uzun süreli ücretsiz izin alan annelere de sorun çıkartılıyor.

Örneğin; gebeliği sorunlu olduğu için 8 haftalıkdoğum izin tarihinden önce salt doğacak bebeğinin sağlığı için ücretsiz izne çıkan sigortalıkadın eğer en az bir gün sigortalı çalışıp sonra 8 haftalık doğum izni almaz ise sigortalılık niteliğini yitirdiği gerekçesiyle doğum parası alamıyor. Oysadoğum izni öncesi bir gün çalışıp sonra doğumiznine ayrılınca doğum parası alabiliyor. Bunu ne mantıkla ne de hakkaniyetle izah edemiyorum ben. SGK yetkilileri izah edebiliyor iseler bana bilgi yazısı göndersinler, ben de sizlerle paylaşayım. Bürokratik oligarşinin hukuksuz tahakkümünün sona erdirilmesi, SGK’na da hukukun gelmesi lazım.

-2- Doğum iznine ayrılan kadının doğum sonrası işe alınmasının zorunlu kılınması
Mevcut durumda işverenlerin doğum nedeni ile işten ayrılan kadınları yeniden işe almalarını teşvik edici haklar verilmediği sürece, işverenlerin rekabet ve çalışma hayatlarının gereği gereğince bu kişiler yerine aldıkları kişileri işten çıkarıp yerine doğum yapan kadını almalarının maliyetlerinin göz önüne alınması gerekmektedir.

-3- Çocuk yardımlarının artırılması
Halen uygulamada çocuk yardımı zorunlu olmaması nedeni ile bir çok işveren tarafından verilmemektedir. Çocuk yardımı yapan işverenlerden de asgari ücretin %2 tutarındaki bir rakamın prime tabi tutulmaması nedeni ile 2013 yılı itibarı ile işverenlere 2 çocukla sınırlı olmak üzere, her çocuk için 19,57.-TL yardım yapması önerilmektedir. Başbakanımız ısrarla 3. çocuk için çağrıda bulunurken, SGK hem sigorta primine tabi olmayan tutarı çok düşük tutuyor, hem de 2 çocuktan fazlasına bu hakkı tanımıyor ve çocuk parasından SGK primi kesilmesini istiyor.

-4- Kamu kurumlarında kreş zorunluluğunun getirilmesi


Halen kamu kurumlarında kreş uygulaması bulunmaktadır ve ücretlidir. Bu ücretin tamamen kaldırılması ve özel işyerlerine de bu zorunluluğun getirilmesi ve özel kreşlerden alınan hizmetindevergi ve prim teşvikleri ile desteklenmesi yerinde olacaktır.

Özellikle çalışan annelere yönelik diğer bazı düzenlemeleri ve önerileri de haftaya ele almak istiyorum.

SGK Yadigar Başkana emanet
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar görevden alındı. Yerine SGK’da uzun birzamandır Genel Müdürlük ve Başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş olan Yadigar Gökalp İlhan atandı. Yadigar Hanımekip çalışmasına yatkın, sağduyulu, yapıcı çalışmalarıyla herkesin takdirinikazanmış, başarılı, çalışkan ve gerçekten SGK’da çok sevilen deneyimli bir bürokrat. Umarız son dönemde kırılan kalpleri ve küstürülen SGK personelini yeniden kazanır. Türkiye’nin en fazla mobbing mağduru olan kurumu ünvanını taşıyan SGK’ya çeki düzen verir.UmarızSGK’da da hukuk gelir ve hukuksuz, sorgusuz işlemler son bulur.

Emekliye İki Maaş İkramiye Verilecek


CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini TBMM’ye sundu.


Kanun teklifinde emeklilere veya bunların hak sahiplerine her yıl ocak ve temmuz aylarında olmak üzere, yılda iki defa almakta oldukları yaşam tutarında ikramiye verilmesi önerildi.

TBMM’ye sunulan kanun teklifinin gerekçesindeTürkiye’deki emeklilerin yaşam koşullarıylagelişmiş ülkelerdeki emeklilerin yaşam koşullarıkıyaslandı ve ülkemizdeki emeklilerin yaşamlarınıdüşük maaşlar nedeniyle sıkıntı içinde geçirmekte olduğuna dikkat çekildi.

CHP tarafından verilen kanun teklifinin maddeleri şu şekilde belirlendi:

“MADDE 1- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 8- Bu Kanuna veya 506, 1479, 5434, 2925 ve mülga 2926 sayılı Kanunlara göre aylıkalmakta olan kişilere veya bunların hak sahiplerine her yıl ocak ve temmuz aylarında olmak üzere, yılda iki defa almakta oldukları aylıktutarında ikramiye ödenir.”

“MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”

“MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”

Kanun teklifinin gerekçesinde ise şu ifadelere yer verildi:

“Kamuda, özel sektörde ya da kendi  yerinde çalışarak uzun yıllar hizmet veren, ülkeekonomisine katkıda bulunan, katma değer yaratan vatandaşlarımız belli bir çalışma süresi ve belli bir yaştan sonra mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamlarını devam ettirmek, hayallerinigerçekleştirmek umuduyla emekli olmaktadır. Fakat ülkemizde emekliler yaşamlarını düşük maaşlar nedeniyle sıkıntı içinde geçirmektedirler. Gelişmiş ülkelerde emeklilik kişiler için dinlenmek, gezmek ve yaşamlarının kalan bölümünde hayallerini gerçekleştirdikleri bir dönem demek olurken, ülkemizdeemeklilik vatandaşlarımızın büyük bölümü için azalan gelir, ek  ve maddi sıkıntı anlamınıtaşımaktadır.”

“2012 Ekim ayı itibariyle ülkemizde SSK emeklisi 5 milyon 985 bin, Bağ-Kur emeklisi sayısı 2 milyon 442 bin, Emekli Sandığı emeklisi 1 milyon 880 bin kişidir. Emeklilerimiz, 10 milyon 307 bin kişilik büyük bir grubu oluşturmaktadır. 2012 Aralık ayı itibariyle SSK asgari aylık 852 TL azami aylık1.417TL, Bağ-Kur 6.basamak 797TL 24.basamak 1.867TL, Emekli Sandığı asgari 1.042TL azami 4.781TL’dir.”

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Ocak 2013 Açlık Ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklıdengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.002,5 TL’dir. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut(kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğerharcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3.265,55 TL. olarak hesaplanmıştır.”

“Yine TÜK verilerine göre ülkemizde yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,7 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,8’dir. Bu rakamlar Türkiye’nin gelir dağılımındaki dengesizliğe ve yoksulluğa ilişkin önemli bir göstergedir. Bugün emeklilerimizin yaklaşık yüzde 80’i yani 8 milyona yakınemeklimiz açlık sınırının, yüzde 90’a yakını ise yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır.”

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği’nin 47 ilde, 4 bin 362 emekliyle yaptığı araştırma basında yer almıştır. Bu araştırmaya göre emeklilerin yüzde 72,2’si günlük gazete, yüzde 88,8’i kitap satın alamamaktadır. “Ülkemizin bir emeklisi olarak, mutlu bir yaşam sürdürebildiğinize inanıyor musunuz?ö sorusuna ise emeklilerin yüzde 95,6’sı hayır, sadece yüzde 4,4’ü evet mutluyum yanıtı vermiştir.”

“Geçim sıkıntısı çeken yüz binlerce emekli, yaşamlarını idame ettirmek için yeniden çalışmaya başlamaktadır. Resmi rakamlara göre Türkiye’de emeklilerin yüzde 38’i emekli olduktan sonra da çalışmaya devam etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) katılımıyla 15.01.2013 tarihinde düzenlenen Emeklilere Gelecek Stratejisi Konferansı’nda yetkililer tarafından yapılan açıklamada, emeklilik sonrası çalışmaya devam edenlerin yüzde 5.2’si 60 yaş ve üstü bireylerden oluşmaktadır. 60 yaş üzerinde istihdam edilenlerin sayısının ise 1 milyon 450 bin kişi olduğu belirtilmiştir.”

“Vermiş olduğumuz kanun teklifiyle, emeklilere veya bunların hak sahiplerine her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere, yılda iki defa almakta oldukları aylık tutarında ikramiye verilmesi önerilmektedir.”

Malulluk Sigortası Nedir ?


Malulluk sigortası nedir? Kimler malulluk sigortasından yararlanabilir?

Malululluk sigortası ilk defa sigortalı olarak çalışılmaya başlanılan tarihten sonra çalışma gücünü en az %60 oranında yitiren sigortalıların gelir kayıplarını gidermek amacıyla kurulmuş bir sigorta koludur.




Malulluk sigortası nedir? Kimler malulluk sigortasından yararlanabilir?
Malul olan kişiye malullük aylığı ve sağlık yardımı sunulur. SGK  tarafından yetki verilen sağlıkkurullarınca en az %60 rapor verilmezse  malul aylığı ve sağlık yardımı da sağlanmaz. Malulluk devam ettiği sürece aylık ve sağlık yardımı devam eder.Malulluk sigorta kolundan aylık bağlatılması için malullük derecesine göre prim günü vesigortalılık süresi hesaplanır.Yaşlılık aylığına göre daha az prim günü ve sigortalılık süresi aranır.

Malulluk sigortasında maaş bağlanırken en son hangi kuruma tabii çalışmanız varsa o kurumdanemekli olursunuz.Son yedi yıl hesabı yapılmaz. Biliyorsunuz emekli olacağımız Kurum (Emekli Sandığı-SSK-BAĞKUR) son yedi yıl içinde en fazla hangi kuruma (1262 gün ) prim ödediysek o Kurumdur.

Unutmamamız gereken bir unsurda Malul olarak işe başlamış ama maluluiyet oranımız %60 ın altındaysa sonradan bu oran artmış ve %60 ın üstüne çıkmışsa emeklilik talebinde bulunduğumuzda son yedi yıl şartı geçerlidir.

Malul aylığı alabilmek için en az %60 çalışma gücü kaybı dışında sigortalının en az 10 yıl sigortalılıksüresi  ve 1800 gün uzun vadeli sigorta kollarında prim ödemiş olması gerekir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul ise 1800 gün prim ödeme günü olması  yeterlidir. Malul aylığı da sigortalının kuruma başvurusu ve işten ayrılmış olması halinde değerlendirilir ve bağlanır.Önce malul şartlarının değerlendirilmesisağlık raporunun alınması da bir yol olarak değerlendirilebilir

Malul aylığı için Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesinin doldurulması varsa daha önce alınansağlık raporlarının eklenmesi yeterlidir. Bağkur dan malul olarak emeklilik başvurusunda bulunacaksigortalının SGK na prim borcu bulunmamalıdır.

Malul aylığı talebinde bulunurken eksik prim günleri borçlanmalar ile tamamlanabilir.Malul maaşının bağlanmasında en önemli unsur Sağlık Kurullarınca verilecek olan raporun en az %60 oranındaolmasıdır.Rapor oranı %60 dan düşük ama çok yakınsa en az 3 ay sonra tekrar malullükbaşvurusunda bulunulabilir.

SGK sağlık Kurullarınca verilecek olan raporlara itiraz önce SOSYAL SİGORTA YÜKSEK SAĞLIKKURULUNA  yapılmalıdır. Daha sonra konu yargıya taşınabilir.
Malul aylığı sağlık kurulunca verilen raporun 
tarihini izleyen ay başından itibaren bağlanır. Sigortalı geçici iş göremezlik ödeneği alıyorsa, bu ödeneğin en son alındığı tarihi takip eden aydan itibaren ödenir.Arada fark varsa bu da sigortalıya ödenir.

SGK Başkanı Gitti !


SGK Başkanı gitti

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar görevden alındı. Yerine yardımcısı Yadigar Gökalp İlhan atandı.



Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK ) Başkanı Fatih Acar başkanlık görevinden müsteşarlık görevine atanıyor.
Vatan Gazetesi' nin haberine göre dün kararnamesi yazılan Acar'ın Çalışma Bakanlığı Müsteşarı olarak atanacağı öğrenildi. Kararnamedeki imzaların tamamlanmasının ardından Acar müsteşarlık koltuğuna oturacak.


Acar'ın görevden alınmasına ilişkin kararnamenin gerçekte müsteşarlık görevine atanma kararnamesi olduğu ortaya çıktı. SGK Başkanlığı koltuğuna ise yardımcısı Yadigar Gökalp'ın atanacağı belirtiliyor. Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığı uzun süredir vekaleten yürütülüyordu. Müsteşar Yardımcısı Mustafa Konuk, müsteşarlık görevini vekaleten yürütüyordu. Fatih Acar, son günlerde “88 yıldır maaş ödediklerimiz var” diyerek Kurtuluş Savaşı ve kurucu ilk TBMM üyelerine verilen aylıklardan şikayet etmesiyle gündeme gelmişti. 

19 Şubat 2013 Salı

Emeklilere Müjde



Emekli oldukları halde bir işte çalışan ve bunu devlete bildirmeyen yaklaşık 800 bin emekli olduğu tespit edildi. Star'da yer alan habere göre, bu emeklilerin tamamı borçlarını kolay ödeme fırsatı yakaladı. 1 Şubat'ta başlayan ödeme başvurularının nasıl yapılacağı da belli oldu.

Bu kapsama giren emeklilerin ödeyecekleri prim borcunun hesabı nasıl yapılacak? Örneğin SGK'ya 4 bin lira ana para borcu olan bir emeklinin bugüne kadar yaklaşık 6 bin lira gecikme zammı ortaya çıkıyor. Emekli kişi toplam 10 bin lira olan borcunu peşin ödemek isterse yaklaşık 5 bin lira ödeyecek. Üstelik bu borcu 36 aya kadar taksitlendirebilecek.

Emekliler için çıkacak borç, emekli oldukları tarih ve özel iş yapmaya başladıkları tarihlere göre farklılıklar gösterebiliyor. Borç larını taksitlendirmek isteyenler için taksitler iki ayda bir ödenecek. Emeklilerin SGK il müdürlüklerine başvurmaları gerekiyor. Başvuru ile birlikte emeklilere yönelik başlatılan haciz işlemleri de durdurulacak.

E-Haciz Başlıyor!

para

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uygulanmaya başlayacağı 'e-haciz' sistemini mart ayında tamamlayacak. Tam 27 milyar liralık alacağı bulunan SGK, 'e-haciz' sistemi ile tahsilat yapmaya başlayacak. Yeni ssitemle, haciz istek dosyası elektronik ortamda bankalara gönderilecek ve borçluların hesaplarındaki varlıklara likidite ve borç tutarına göre bloke konularak, haciz tatbik edilecek.

SGK'ya borçlu olanların elektronik ortamda takip edilmesi için Türkiye Bankalar Birliği'ne üye 30 mevduat bankası ve 4 katılım bankasıyla imzalanan protokolle oluşturulacak e-haciz sisteminin altyapı çalışmalarında sona gelindiği belirtiliyor. Ayrıca, SGK'nın uyguladığı bir başka e-haciz sisteminin ise borçlunun aracı olup olmadığı sorgulanarak, alacaklı olduğu mükellefin otomobili varsa sistem üzerinden araca ''icra şerhi'' koyabileceği belirtildi.

SİSTEM NASIL GERÇEKLEŞTİRİLECEK?
Kurumun, e-haciz sistemiyle borçların tahsiline başlamadan önce 6183 Sayılı Kanunu'n 79. maddesi gereğince, borçluya ödeme tebligatı göndereceği, borcu bulunan kişi ya da kurumlara yapılan tebligat sonucunda borç tahsili gerçekleştirilemediği takdirde, e-haciz sisteminin uygulanmaya başlayacağı ve SGK'nın bu şekilde 27 milyar liralık alacağını tahsil edebileceği ifade edildi.

14 Şubat 2013 Perşembe

SGK KANUNU'NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK 4.5 MİLYON KİŞİYE ÖNEMLİ KAZANIMLAR GETİRİYOR

 
SGK Kanunu'nda yapılan değişiklik 4.5 milyon kişiye önemli kazanımlar getiriyor
SGK Kanunu’nda bazı değişiklikleri içeren tasarı dün itibari ile TBMM Genel Kurulu’nda onaylanarak, yasalaştı.
 
SGK Kanunu'nda bazı değişiklikleri içeren tasarı dün itibari ile TBMM Genel Kurulu’nda onaylanarak, yasalaştı. Yaklaşık 4.5 milyon insanı ilgilendiren yasa sigortalılara önemli kazanımlar getiriyor. Yasa ile milletvekillerinin emekli maaşına bağlanması için 2 yıl bekleme şartının kaldırılması, gazetecilere ve milletvekillerine yıpranma payının verilmesi, bin 330 iş ve meslek danışmanının istihdam edilmesi ve lise mezunlarına üniversiteye girişe kadar ki 4 aylık süreçte SSK’dan yararlanmaları gibi önemli değişikler getirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı tasarısının yasalaşması ile SGK Kanunu'nda önemli değişikler yürürlüğe girdi. Sigortalı çalışanlar lehine bazı düzenlemeler içeren ve yaklaşık 4,5 milyon vatandaşı ilgilendiren kanuna göre, daha önce SSK ve Bağ-Kur'dan emekli olan ve aylık bağlanan milletvekillerinin, milletvekili emekli aylığı almaya hak kazanmaları için 2 yıl bekleme şartı kaldırıldı. Milletvekilleri, 2 yıl süreyle milletvekili olma ve sigorta pirimi veya emekli keseneği ile kurum karşılığı ödenmesine ilişkin şartlar aranmadan, milletvekili emekliliğine hak kazanabilecek.

GAZETECİLERİN YIPRANMA PAYI İADE EDİLDİ

Yasanın görüşülmesi sırasında verilen bir önergeyle, bir yıllık çalışma karşılığında 90 günlük fiili hizmet zammı (yıpranma hakları) gazetecilere, milletvekillerine ve dışarıdan atanan bakanlara iade edildi. Sarı basın kartı sahibi gazeteciler ile milletvekilleri ve dışarıdan atanan bakanların prim ödeme gün sayılarına, çalışma sürelerinin her 360 günü için 90 gün fiili hizmet süresi zammı eklenecek. Böylece, gazeteci ve milletvekilleri her 4 yılda, 1 yıl fazla çalışmış sayılarak, bu süre 5 yıl olarak hesaplanacak. Gazetecilerin elde ettikleri fiili hizmet zammının toplamının yarısı kadar süre, emeklilik yaş hadlerinden düşecek. Milletvekilleri için ise söz konusu sürenin tamamı emeklilik yaş haddinden indirilecek. Düzenleme, fiili hizmet zammı süresinin kaldırıldığı 2008 yılı Ekim ayı itibarıyla geçerli sayılacak.

BİN 340 İŞ VE MESLEK DANIŞMANI İŞE BAŞLAYACAK

Yine kanunla 1 Ocak’ta sözleşmeleri sona eren 817 iş ve meslek danışmanının sözleşmeleri yenilenmemişti. 523 iş ve meslek danışmanının alımı ilanına başvuramamaları sonrasında Danıştay’a açtıkları davayı kazandılar ve Danıştay’da yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bunun üzerine kanuna madde eklenerek, ortaya çıkan hukuki sorunlar ve hak kayıpları gideriliyor. Buna göre, iş ve meslek danışmanı mesleki yeterlilik belgesine sahip olanlardan, bu pozisyonda istihdam edilebilmek için 10-11 Temmuz 2010'da yapılan KPSS'de en az 70 puan alanlardan, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 20 gün içinde müracaat edenler boş bulunan İş ve Meslek Danışmanı pozisyonlarına atanacak. 1 Kasım tarihi itibariyle çalışanlar, 2013 yılı için sözleşmeleri yenilenememiş olanlar ile askerlik ve doğum nedeniyle görevlerinden ayrılanlardan yeniden hizmete alınma şartlarını kaybetmeyenlerin yerleştirme işlemleri ve atanmalarına ilişkin hakları ise saklı olacak. Bu düzenlemeyle bin 340 kişi işe başlayacak.
Emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih, yazılı istek tarihi kabul edilerek aylıkları yeniden bağlanacak.

LİSE MEZUNLARI 120 GÜN SAĞLIK HİZMETLERİNDEN YARARLANACAK

Lise ve dengi öğrenimlerini tamamlayıp aynı yıl içinde yüksek öğrenimlerine başlayan öğrenciler, 20 yaşını dolduracakları tarihi aşmamak kaydıyla 120 gün süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edecek.

TERÖR MALULLERİ SEVK ALMADAN ÖZEL HASTANEYE GİDEBİLECEK

Terörle mücadele ile emniyet ve asayiş nedeniyle malul kalanlar ya da Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazisi olarak şeref aylığı bağlananlar ve bunların eşleri, kamu hastanelerinden sevk almadan özel hastaneye gidebilecek ve bunlardan ilave ücret alınmayacak.

Kendi sigortalılığı bulunduğu halde, başkası üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlananlara Ocak 2012 tarihine kadar çıkarılan veya çıkarılacak sağlık harcamalarına ilişkin borçlar affedilecek. Genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında olanlardan, hak etmediği kapsamda sağlık hizmeti alanların 31 Ocak 2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetleriyle ilgili borçları, ilgililerin açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmeyecek.
Kanunla, emekli olduktan sonra kamuda çalışmaya devam edip, emekli aylığıyla birlikte maaş da alan memurlar, bu aylıklara ilişkin borçlarını taksitlendirebilecek.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nda başkan, genel koordinatör, birinci hukuk müşaviri gibi bazı konumda çalışanların dil şartını yerine getirememesi nedeniyle yenilenmeyen sözleşmeleri, 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yenilenmiş sayılacak. Sözleşmesi yenilenen bu personelin, 31 Aralık 2013 tarihine kadar dil şartını yerine getirmesi gerekecek.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI İÇİN GELİR TESTİ YAPTIRMAYANLARA UYARI

 
Genel sağlık sigortası için gelir testi yaptırmayanlara uyarı
Balıkesir SGK İl Müdürü Ömer Çalışkan, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasına geçildiği hatırlatarak, ’Balıkesir’de toplam 20 bin 793 vatandaşımızı genel sağlık sigortası kapsamına aldık.
 
Balıkesir SGK İl Müdürü Ömer Çalışkan, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasına geçildiği hatırlatarak, 'Balıkesir'de toplam 20 bin 793 vatandaşımızı genel sağlık sigortası kapsamına aldık. Bu zorunluluk olmasına rağmen bazı vatandaşlarımız ilgisiz kaldı. Biz de bir yıllık borç tebligatı gönderdik. Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımız mutlaka gelir testi yaptırsın, çünkü cezası var.' dedi.

SGK İl Müdürü Çalışkan, yaklaşık bir ay önce hizmete açılan Susurluk SGK Merkez Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Burada 2012 yılında kurumun yaptığı faaliyetleri değerlendiren Çalışkan, 2013 hedeflerini de açıkladı. Ziyarete Müdür yardımcıları Arslan Kılıç ve Murat Mustafa Yavuz ile Susurluk SGK İlçe Müdürü Sudi Satılmış da katıldı.

Ocak 2012 tarihinde göreve başladığını belirten Ömer Çalışkan, özellikle il merkezi, Edremit ve Bandırma ilçelerindeki SGK binalarının fiziki olarak çok yetersiz olduğunu söyledi. İl müdürlüğünün 60 yıllık bir binada bulunduğuna dikkat çekerek, 'Edremit ve Bandırma'daki binalarımız da artık ihtiyaca cevap veremiyor. Özellikle Bandırma'da sadece 62 metrekarelik bir odadan ibaret olan merkezimiz, gereken hizmete cevap veremeyecek durumda. Biz bunu dert edindik ve çözümü için çalışma yaptık. Balıkesir'deki yeni hizmet binamız için 3 dönümlük arazi satın aldık. Güney Marmara Kalkınma Ajansı'nın hemen yanında, İl Özel İdaresi'ne ait bir alana yeni binamızı yapacağız. TOKİ tarafından projesi ihaleye çıkarıldı. Toplam beş katlı binamız, 12 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak. İldeki bütün birimlerimizi bu binada toplayacağız. Bandırma'da adliyenin yanında bir yer, Edremit'te ise Kadıköy beldesinde 1 dönümlük arsa satın aldık. Yeni binalarımızın yapımı, 2013 yılı yatırım programına alındı. Nisan ayında inşaatlara başlanacak. Merkez binamızın 15, ilçelerimizin üç dört ayda tamamlanması planlanıyor.' şeklinde konuştu.

'250 BİN TARIM VE BAĞ-KUR DOSYASI İNCELENDİ'

Vatandaş odaklı hizmet anlayışını kurumda yerleştirmek istediklerini söyleyen SGK İl Müdürü Çalışkan, bununla ilgili olarak kurumun bütün personeline kişisel gelişim eğitimi verildiğini aktardı. Çalışkan, 'Özellikle öfke yönetimi ve stresle mücadele eğitimi üzerinde durduk. İl müdür yardımcıları, merkez müdürleri ve kurumdaki görevli şeflerimize, iki gün boyunca liderlik ve sorunları çözmeye yönelik eğitim programı düzenledik. Ayrıca kurum çalışanlarımıza mevzuat eğitimi verdik, çünkü bu konudaki eksiklik vatandaşa olumsuz yansıyabiliyor.' dedi.

İlçelerde açılan merkez müdürlüklerinin işlem çeşitliliğini artırdıklarını da belirten Ömer Çalışkan, şöyle devam etti: 'Ağustos ayında toplam 250 bin tarım ve Bağ-Kur dosyasını taradık. Ayvalık, Gönen, Bigadiç, Sındırgı, Susurluk, Manyas ve Dursunbey tarım dosyalarını taradık, 65 bin dosyayı ilçelere gönderdik. İlçe müdürlüklerimiz tarafından eski adıyla Bağ-Kur, yeni adıyla 4B dosyalarının bütün işlemleri yapılıyor. 2012 yılında 5 bin 699 vatandaşımıza emeklilik aylığı, 5 bin 864 vatandaşımıza Bağ-kur aylığı başladık. Kurumumuz, yine geçen yıl 27 bin 520 vatandaşımıza hastalık raporu nedeniyle geçici iş göremezlik ödemesi yaptı. Bin 288 vatandaşımıza ise iş kazaları nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğini verildi.'

SAMSUN'DAKİ KAYIT DIŞINA 1.5 MİLYON LİRA CEZA

 
                        SAMSUN'DAKİ KAYIT DIŞINA 1.5 MİLYON LİRA CEZA
 
Samsun'daki kayıt dışına 1.5 milyon lira ceza
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürlüğü, 2011, 2012 yıllarında yaptığı iş yeri denetimlerinde, 143 kişinin işverenlerce sigortasız çalıştırıldığını tespit ederek, ortalama 1 milyon 500 bin lira tutarında cezai işlem uyguladı.
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürlüğü, 2011, 2012 yıllarında yaptığı iş yeri denetimlerinde, 143 kişinin işverenlerce sigortasız çalıştırıldığını tespit ederek, ortalama 1 milyon 500 bin lira tutarında cezai işlem uyguladı.

SGK İl Müdürlüğü, 2011 ve 2012 yıllarında yaptığı 273 iş yeri denetiminde, 11 iş yerinin tescilsiz şekilde faaliyetlerine devam ettiğini tespit etti. Müdürlük ayrıca, söz konusu dönemde yaptığı denetimler sonucu, 143 kişinin işverenlerce sigortasız çalıştırıldığını tespit ederek, ortalama 1 milyon 500 bin lira tutarında idari para cezası uyguladı.

7 Şubat 2013 Perşembe

Çocuk Yetiştirme Süreleri


25.05.2010 tarihli 2010/68 sayılı Genelge ile 27.02.2009 tarihinde Alman mevzuatında yapılan değişiklik ile çocuk yetiştirme süreleri bulunan ancak, Alman mevzuatı gereğince yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan 60 aylık prim ödeme şartını Türkiye’dekive Almanya’daki hizmetleri ile birlikte 65 yaşını bitirecekleri tarihe kadar dolduramayanlara, eksik sürelerini borçlanarak 60 aylık prim ödeme şartını yerine getirip yaşlılık aylığı alma imkanı getirilmiş idi. Bu defa, Almanya mevzuatında, Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olanların eksik sürelerini borçlanmalarına imkan veren yasa, 11.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
II. ALMANYA’DA GEÇEN YETİŞTİRME SÜRELERİNİN EMEKLİLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNİN USUL VE ESASLARI
Yukarıda belirtilen değişikler çerçevesinde, 10.08.2010 tarihine kadar Alman mevzuatında aranılan yaş şartını yerine getirmiş ve borçlanma talebinde bulunmuş olanlar hakkında yürürlükten kaldırılan yasa hükümleri uygulanacak, bu tarihten sonra borçlanma talebinde bulunanlar ise borçlanma imkanından yararlanamayacaklardır. Ancak, Almanya’da çocuk yetiştirme süreleri bulunan ve kesin dönüş yapan vatandaşlarımızın aşağıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çocuk yetiştirme sürelerinin emeklilikte değerlendirilmesine devam edilecektir.
Almanya’da çocuk yetiştirmiş olanların öncelikle, 2010/68 sayılı Genelgede belirtildiği şekilde Alman sigorta mercilerine müracaat ederek Almanya’daki çocuk yetiştirme sürelerini tespit ettirmeleri gerekmektedir.
Almanya’da çocuk yetiştirme süreleri bulunan ve bu sürelerle Alman mevzuatına göre yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan 60 aylık prim ödeme şartını yerine getiremeyenler, eksik sürelerini Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 2. maddesinde sayılan mevzuatlardaki sigortalılık hallerinden birine tabi olarak ya da isteğe bağlı sigortaya prim ödeyerek veya 5510 sayılı Kanunun 41. maddesinde sayılan hizmet sürelerini anılan maddeye göre borçlanarak tamamlayabileceklerdir.
Bu itibarla, ilgililerin öncelikle Almanya’daki çocuk yetiştirme sürelerinin tespitinin sağlanması, bunun için talep sahiplerinin, Kurumumuz sgk.net (intra )/uygulamalar/yurtdışı/formülerler bölümünde yayımlanan “Çocuk Yetiştirme Sürelerinin/Çocuk Yetiştirmeden Dolayı Dikkate Alma Sürelerinin Tespiti Dilekçesi”ni (V 800 formunu) eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak doldurduktan sonra ilgili Alman emeklilik kurumuna göndermeleri gerekmektedir