Sigortalılık başlangıcı
öncesindeki doğumların borçlanılamaması kadınların doğum borçlanması hakkından
faydalanma bakımından, erkeklerin askerlik borçlanmasına nazaran bu haktan
eksik faydalanmalarına, bu da söz konusu hakkın kadük kalmasına yol açıyor. Bu
durumda doğum borçlanması kadınlar için sadece güne bağlı emekliliklerde işe
yaramakta ve yaş şartının indirgenmesine faydalı olamamakta.
Bu konuda kadın-erkek arasında bir negatif ayrımcılığa da sebep olmakta, TBMM’de bu konuda bir yasa tasarısı verilmiş olmasına karşın, yasalaşma yönünde henüz bir İktidar desteği bulamamakta.
Diğer yandan çıraklık veya stajyerlik nedeniyle okulları devresinde sigortalı yapılan çocuk veya gençlerin bu sigortalılıkları da sadece kısa vadeli sigorta kollarına (İş, kazası, meslek hastalığı, hastalık sigortaları) tabi bulunduğundan emeklilik hesabında başlangıç sayılmamakta. Bu dönemde sigorta sicil numarası verilmiş ve bu numara sonra da kullanılmış olsa bile bu prim özelliğinden dolayı emeklilik hesabı açısından bir anlam ifade etmiyor.
İşte kadın ve anne sigortalılar için bu iki olumsuz husus bir araya geldiğinde olumlu bir sonuç doğuruyor. Nasıl mı? Açıklayalım, önce Çıraklı Eğitim Merkezlerinde çırak veya Endüstri Meslek Liseleri, Ticaret Liseleri gibi mesleki liselerde okumaktayken işyerlerinde stajyer olmuş bir kadın normal sigortalı çalışma hayatına başlamadan evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş olsun. Bu kadın sigortalı çocuğu ya da çocukları olduktan sonra da işe sigortalı olarak çalışmaya başlamış olsun. Kendisi ile işe başlayan emsali kadınlar sigortalılık öncesi doğumlarını borçlanamazken bu kadın sigortalı emeklilik başlangıcında sayılmayan çıraklık veya stajyerlik başlangıcı sayesinde sigortalılık öncesindeki bu iki doğumunu borçlanabilir ve azami dört yıllık primini ödeyip dört sene daha erken emekliliğe hak kazanabilir.
Tabii hemen belirtelim ki böylesi bir durumda bile staj başlangıcı emeklilik hesabına esas sigortalılık başlangıcı sayılmayacak, ancak normal sigortalılık süresi borçlanılabilen süre kadar geriye çekilmiş ve böylelikle önemli bir kazamın elde edilmiş olacak.
Bu konuda kadın-erkek arasında bir negatif ayrımcılığa da sebep olmakta, TBMM’de bu konuda bir yasa tasarısı verilmiş olmasına karşın, yasalaşma yönünde henüz bir İktidar desteği bulamamakta.
Diğer yandan çıraklık veya stajyerlik nedeniyle okulları devresinde sigortalı yapılan çocuk veya gençlerin bu sigortalılıkları da sadece kısa vadeli sigorta kollarına (İş, kazası, meslek hastalığı, hastalık sigortaları) tabi bulunduğundan emeklilik hesabında başlangıç sayılmamakta. Bu dönemde sigorta sicil numarası verilmiş ve bu numara sonra da kullanılmış olsa bile bu prim özelliğinden dolayı emeklilik hesabı açısından bir anlam ifade etmiyor.
İşte kadın ve anne sigortalılar için bu iki olumsuz husus bir araya geldiğinde olumlu bir sonuç doğuruyor. Nasıl mı? Açıklayalım, önce Çıraklı Eğitim Merkezlerinde çırak veya Endüstri Meslek Liseleri, Ticaret Liseleri gibi mesleki liselerde okumaktayken işyerlerinde stajyer olmuş bir kadın normal sigortalı çalışma hayatına başlamadan evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş olsun. Bu kadın sigortalı çocuğu ya da çocukları olduktan sonra da işe sigortalı olarak çalışmaya başlamış olsun. Kendisi ile işe başlayan emsali kadınlar sigortalılık öncesi doğumlarını borçlanamazken bu kadın sigortalı emeklilik başlangıcında sayılmayan çıraklık veya stajyerlik başlangıcı sayesinde sigortalılık öncesindeki bu iki doğumunu borçlanabilir ve azami dört yıllık primini ödeyip dört sene daha erken emekliliğe hak kazanabilir.
Tabii hemen belirtelim ki böylesi bir durumda bile staj başlangıcı emeklilik hesabına esas sigortalılık başlangıcı sayılmayacak, ancak normal sigortalılık süresi borçlanılabilen süre kadar geriye çekilmiş ve böylelikle önemli bir kazamın elde edilmiş olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder