10 Aralık 2013 Salı

BAĞ-KUR borçları siliniyor mu?

Doğru mudur, değil midir bilinmez ama sosyal güvenlik dünyasının duayenlerinden sayın Şerif Akcan Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğini müjdelemiş okurlarına.



Doğru mudur, değil midir bilinmez ama sosyal güvenlik dünyasının duayenlerinden sayın Şerif Akcan Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğini müjdelemiş okurlarına.

Gerçi Sayın Akcan’ın bu gibi öngörülerinin her zaman tuttuğuna bakarsanız, bu haberi de sağlamkaynaktan almıştır herhalde diye düşünebilirsiniz..

Yani Bağ-Kur’a 24 aydan fazla prim borcu olanların borçlarının silineceğine dair haber de muhtemelen doğrudur diye düşünüyorum.

İşin enteresan tarafı, bırakın SGK Başkanını, sayın Bakanın bile açıklamadığı bu bilgilerin medyaya nasıl sızdırıldığı, bu bilgilerin niye SGK kanadından açıklanmayıp, üçüncü kişilere malzeme yapıldığını anlamak maalesef mümkün değil.



Her neyse bilginin kaynağından ziyade Bağ-Kur’a 24 aydan fazla borcu olanların borçları silindiğindemanzara ne olacak gelin hep birlikte inceleyelim.

Sayın Akcan yasanın detaylarını açıklarken, 1 Mart 2011 tarihinden önce SSK ve Bağ-Kur’a aynı anda tabi olan, ancak SSK’dan emekli olmayı beklerken 1260 günden fazla Bağ-Kur sigortalılığından dolayı bütün hayalleri suya düşen kişilerin mahkemeye başvurduklarını, bu nedenle hem mahkemeleri meşgul ettiklerini, hem de mahkeme bitene kadar maaş bağlanamadığı için mağduriyet yaşadıklarını belirtiyor.

Müjdeli haber de arkasından geliyor.

5510 sayılı Reform Yasasında sigortalıların yaşadığı sıkıntıya son verilecek ve aynı sürelerde SSK ve Bağ-Kura tabi olan kişilerin Bağ-Kur’a olan 24 aydan fazla prim borcu silindikten sonra SSK’lı sigortalılıkları geçerli sayılacak.

Ve böylece SSK’dan emekli olabilecekler…

En nihayetinde de, aynı uygulamadan kendi şirketinden kendisini SSK sigortalısı bildiren kişilerin de yararlanabileceklerini belirterek, SSK ile Bağ-Kur sigortası çakışan vatandaşlarımıza yasal değişiklik çıkana kadar çakışmaya dayalı prim mahsuplaşması için dilekçesi vermemelerini tavsiye ediyor, sayın Akcan.



Değerli okurlar,

Görünen o ki yapılacak yasal düzenlemedeki amaç sadece Bağ-Kur borçlarını silmek değil maalesef. Hem Bağ-Kur borçlarını silmek, hem de SSK’dan emekli etmek.

Ya da şöyle söyleyeyim, devlet hem alacağından vazgeçecek, hem de emekli maaşı ödemeye başlayacak bu yasa değişikliğinden sonra.



Peki, kendisini son üç buçuk yıl SSK lı olarak gösterip, çok daha erken sürelerde emekli olmak varken, yıllarca Bağ-Kur’a prim ödeyen vatandaşların söyler misiniz ne günahı vardı?

Gününü doldurmuş, emekli olabilmek için yaşını bekleyen vatandaşlara bütün yolları kapatan Çalışma Bakanlığının değerli bürokratları, söyler misiniz lütfen kendi işyerinden kendisini SSK’lı gibi bildiren kişileri emekli ederken hiç mi vicdanınız sızlamayacak?

Emekli olabilmek için bütün borçlarını ödeyen Bağ-Kur’lulara dönüp, kendi işyerinizden kendinizi SSK’lı bildirseydiniz boş yere prim ödemek zorunda kalmayacaktınız diyebilecek misiniz?


Eğer ki bu yasa bu haliyle çıkarsa, kimse çıkıp da evvelki sosyal güvenlik kurumlarının başında bulunan kişileri populist uygulamalar nedeniyle başında bulunduğunuz kurumları iflasın eşiğine getirdiniz diye eleştirmesin lütfen.

Belki daha önceki kurumlar erken yaşta emekliliğe göz yumdular, doğrudur. Ama hiç biri çıkıp da hem devletin alacağını silip, hem de emekli etmedi kimseyi.

Emekliye yeni maaş

Yeni yılla birlikte memurlar ve tüm emekliler zamma kavuşacak. Aralık enflasyonu ne kadar yüksek çıkarsa emekli ve memurun yüzü o kadar gülecek.


Ocak ayıyla birlikte emekli zam alacak. 10 milyonu aşkın emeklinin maaşındaki artış enflasyona göre belirlenecek. Toplu sözleşmeye göre; 2014 yılında memurların taban aylıklarında 175 lira artış olacak. Memurların ücretleri net 123 lira artacak. 1.9 milyon memur emeklisinin maaşlarında da net 140 lira artış gerçekleşecek. Ocak'ta, memur ve memur emeklisinin bir de enflasyon farkı almasıgündemde. Şöyle ki; memur ve memur emeklileri, geçen Temmuz'da yüzde 3 zam almıştı. Son 6 aylıkenflasyon yüzde 3'ü geçerse, memur ve memur emeklileri, geçen oranda artı bir zam alacak. Bu yılınikinci yarısındaki 5 aylık enflasyon oranı yüzde 2.79 olarak belirlendi. Aralık ayı enflasyon oranıyüzde 0.21'i geçerse, memur ve memur emeklilerine Ocak'ta enflasyon farkı verilecek.

SSK'LIYA DA VAR

SSK ve Bağ-Kur emeklileri de Ocak ayında, 2013'ün ikinci 6 aylık dönemindeki enflasyona göre zam alacak. Aralık enflasyonu ne kadar artarsa, emeklinin yüzü de o kadar gülecek. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının 6 aylık enflasyon tahminlerine göre Ocak'ta yüzde 2.85 oranında artması öngörülüyor. Ayrıca Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, geçtiğimiz günlerde emeklilerinmaaşlarına ikinci bir zammın müjdesini vermişti. Bu artış ile, SSK ve Bağ-Kur emeklileri de memuremeklileri gibi çifte zam alacak.

İŞYERİ AÇMAYIP FAİZ Mİ ALAYIM!

Emekli olduktan sonra işyeri açtım. Bir kişiyi çalıştırıp primini ödüyorum. Ayrıca vergi ödüyorum. Bendevlete bu katkıları yaparken, 3 kuruşluk emekli maaşımım yüzde 15'ini sosyal güvenlik desteklemeprimi adı altında kesiyorlar. Çalışanlarımı ekmeksiz bırakmamak için dükkanımı kapatmıyorum. Aldığımmaaşı faize yatırsam inanın daha çok kazanırım. Bunu mu istiyorlar?

KESİNTİ YAPILMASIN


* 1994 yılında emekli oldum. Yıllardır bankalardan kredi alıyorum. Son çektiğim krediden 3 bin lirahayat sigortası parası kestiler. Kredi çekerken bu tür masraflara yıllardır on binlerce lira paraödedim. Biz zaten 3 kuruş ile geçinmeye çalışıyoruzEmeklilere bir ayrıcalık tanınsın, bu kesintiler yapılmasın. İsmail Tektaş

* 27 sene 6 ay çalıştım. 1'in 4'ünden emekli oldum. Üniversitede idareciydim. Şu an çalışıyor olsam 3 bin 500 lira maaş alacaktım. 2010'un Temmuz'unda emekli oldum. Elime bin 500 lira maaş geçiyor. Ali Dirican

2013 yılında Bağ-Kur'dan emekli oldum. Aldığım maaş 700 lira. Aynı şartlarda çalışanlar daha fazla alıyor. İntibak istiyoruz. Erhan Akbaş

Memur emeklilerinin toplu sözleşmesi var. SSK'lılar unutuluyor.

SGK'dan, Emeklilere Maaş Artışına Olumsuz Yanıt

Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu'nun 2000'den sonra emekli olanların maaşında artışın yolunu açan tavsiye kararına, SGK olumsuz yanıt verdi.



Haber: SGK'dan, Emeklilere Maaş Artışına Olumsuz Yanıt

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Kamu Başdenetçisi (ombudsman) Nihat Ömeroğlu'nun yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ve sağlanan yardımlardaki farklılıkların aynı konumdakiler arasında eşitsizliğe yol açmaması için gerekli yasal ve mevzuat çalışmalarının yapılması hususundaki tavsiye kararına olumsuz yanıt verdi.
KARARI UYGULANABİLİR NİTELİKTE BULMADILAR
Ombudsman'ın tavsiye kararını uygulanabilir nitelikte bulmayan ve gerekçesini kuruma gönderen SGK, 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanlara aylıklarının hesaplanması sırasında gelişme hızından pay verildiği için bu grubun intibak düzenlemesinin dışında tutulduğunu belirtti.
"TEK BİR EMEKLİLİK REJİMİ MÜMKÜN DEĞİL"
Sosyal güvenlik uygulamalarında sigortalılara sağlanan hak ve yükümlülüklerde yaşanan farkların giderilerek norm ve standart birliği sağlamak amacıyla 5510 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe konulduğunu anımsatan SGK, sigortalıların kazanılmış haklarının korunması ve statü hukukundan kaynaklanan farklılıklar nedeniyle işçi memur–esnaf olarak çalışanların tek bir emeklilik rejimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını bildirdi.
SGK'DAN YAPILAN AÇIKLAMA
5510 Sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların statü hukukuna göre belirlenmiş olan ilgili kanunlardaki emeklilik şartlarına tabi tutulduğunu belirten SGK, şu ifadelerle tavsiye kararına olumsuz yanıt verdi:
"5510 Sayılı Yasa'nın geçici 39. maddesinde 2000 yılı Ocak ayı gösterge sistemine göre bağlanan yaşlılık, malullük ve ölüm aylıklarının yeniden hesaplanmasına ilişkin düzenleme yapılmadığından ve 2000 yılından sonra emekli olanlara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, başvurular üzerine alınan tavsiye kararı hakkında Kurumumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır."
TÜED, SORUNU YARGIYA TAŞIYACAK
Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Hukuk Danışmanı Avukat Cafer Tufan Yazıcıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, SGK'nın 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanların maaşında intibak düzenlemesi yapılamayacağı görüşünün, emeklileri üzen bir karar olduğunu ifadede ederek, konuyu Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu esasından da hareketle yargıya taşınacağını bildirdi.
TÜED'in sorunun çözüme kavuşturulması için hükümet nezdindeki girişimlerine de devam edeceğini belirten Yazıcıoğlu, sorunun çözümünde yasal düzenlemenin gerekliliğine dikkati çekti.
EMEKLİLER OMBUDSMAN'A BAŞVURACAK
Abdullah Talayhan, Müzeyyen Abanoz, Rahmi Düzakar, Fetullah İnam, İbrahim Avcı, İbrahim Türkan, Nuh Mete Özcan ve Yunis Kaya adlı emekliler, bir süre önce "İntibak Yasası"ndan faydalanamamaları nedeniyle emekli maaşları arasında ciddi farkların bulunması nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurmuş, başvuruyu değerlendiren Kurum, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ve sağlanan yardımlardaki farklılıkların aynı konumdakiler arasında eşitsizliğe yol açmaması için gerekli yasal ve mevzuat çalışmalarının yapılması hususunda tavsiyede bulunmuştu.
Ombudsman'ın tavsiye kararını ilgili kurum olan SGK'ya göndermesinin ardından, gözler SGK'nın 2000 ve sonraki yıllarda emekli olanların maaşlarında artışın yolunu açan bu tavsiyeyi uygulayıp uygulanmayacağına çevrilmişti.

4 Aralık 2013 Çarşamba

Prim Borcu Olmayan Üreticilerden Tevkifat Kesintisi Yapılamayacak

Prim Borcu Olmayan Üreticilerden Tevkifat Kesintisi Yapılamayacak, İsmail Yılmaz

Tarım Bağ-Kur prim borcu olmayan üreticilerden, ürün satarken artık prim kesintisi yapılamayacak.
Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü, ziraat oda başkanları ve temsilcilerine, ticaret borsası temsilcileri, hububat alım satımı...

Tarım Bağ-Kur prim borcu olmayan üreticilerden, ürün satarken artık prim kesintisi yapılamayacak.
Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü, ziraat oda başkanları ve temsilcilerine, ticaret borsası temsilcileri, hububat alım satımı yapan zahireciler yönelik bir seminer düzenleyerek, ürün alımlarında yapılan tevkifat kesintilerinin nasıl yapılacağı konusunda bilgi verdi.
SGK Yozgat İl Müdürü İsmail Yılmaz, Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 1 Nisan 1994 tarihinden itibaren Kuruma prim borcu bulunan sigortalıların sattıkları ürün bedellerinden yüzde 1 oranında tevkifat kesintisinin yapılmaya başladığını belirterek, "5510 sayılı Kanunu yürürlüğe girmesi ile birlikte (01/10/2008) vatandaşlarımızın sattıkları ürün bedelleri üzerinden yapılan kesinti belgelerine istinaden tescil işlemler yapılaması sonlandırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların (Tarım Bağ-Kur), prim borçları olup olmadığının sorgulanmasından sonra prim borçları olması halinde sattıkları ürünün brüt tutarı üzerinden prim borcunu geçmeyecek şekilde kesinti yapılacaktır. Prim borcu olmayanlar ile prim borcunu yapılandırmış ya da taksitlendirmiş olanlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamı dışındaki çalışmalarından dolayı sigortalı olanlardan, 5510 sayılı Kanun ile bu kanundan önce yürürlükte olup mülga kanunlar kapsamında taraflarına emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı bağlanmış olanlardan, Kuruma başvurarak 'Tarımsal Kesinti Muafiyet Belgesi' almış olanlardan kesinti yapılmayacaktır" dedi.
Tarımsal ürün satın alan gerçek ve tüzel kişilerin 1 ay içinde yaptıkları kesintilere ilişkin kesinti bildirim listelerini, takip eden ayın son iş gününe kadar Kuruma göndermeleri gerektiğini ifade eden Yılmaz, "İsteyen kesinti sorumluları kesinti bildirim listelerini kağıt ortamında, isteyen kesinti sorumluları ise kurumdan kullanıcı kodu ve şifre alarak e-Kesinti programı aracılığıyla elektronik ortamda gönderebileceklerdir. Bu durumda, Kamu kurum ve kuruluşları ile kamuya ait ticari işletmeler, kamu iktisadi teşebbüsleri, Sair kurumlar (kooperatif, birlik ve diğer kurumlar), ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, zirai kazançlarını, bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler, gerçek gelirleri beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı kişiler, kesinti yapabileceklerdir. Kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelinin brüt tutarı üzerinden prim borçlarına mahsuben ve borç tutarını geçmemek şartıyla 1/1/2014 tarihine kadar yüzde 1 bu tarihten sonra yapılacak alımlarda ise yüzde 2 oranında kesinti yapmak zorundadır. Tarımsal kesinti işlemlerinde müstahsil makbuzunun düzenlendiği tarihte geçerli olan kesinti oranı dikkate alınacaktır. Kurumuzca işletime açılan program sayesinde vatandaşlarımızın hizmet binasına gelerek talepte bulunması halinde sigortalı hesaplarına aktarılan kesinti tutarları herhangi bir talep alınmadan ve süratli bir şekilde hesaplarına aktarılacaktır" diye konuştu.
Yılmaz, kesinti yapmak zorunda olduğu halde kesinti yapmayan veya yaptıkları kesinti tutarlarını süresi içinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmeyen ya da Kesinti Bildirim Listesini süresi içinde göndermeyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 30/3/2005 tarihli 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılır ve Kesinti Sorumlularına idari para cezası uygulanacağını sözlerine ekledi.

26 Kasım 2013 Salı

Yaşa takılanlara düşük maaşla erken emeklilik


Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili yeni bir umut belirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1999 yılından önce işe başlayanlardan prim gün sayısını doldurmasına rağmen kanunda öngörülen yaşı doldurmadığı için emekli olamayanlara yönelik çalışma başlattı.
1999 yılında çıkarılan bir yasa ile çalışanların emekli olma şartları değiştirildi. Yasa ile 1999 yılından sonra işe girecek olanlar için, daha önce kadınlarda 38 olan emeklilik yaşı 58′e, erkeklerde 43 olan emeklilik yaşı da 60′a çıkarıldı. Aynı yasa ile SSK’ya tabi çalışanların emekliliği için gereken gün sayısı 7000′e çıkarıldı. Bu tarihten önce işe girenler için 1976 yılına kadar geriye dönük olarak ‘Kademeli Yaş ve Gün Şartı’ getirildi.

5510 sayılı yasayla 30 Nisan 2008′den itibaren işe girenler için ise 65 yaş şartı getirildi. Böylece kademeli yaş düzenlemesi kapsamında prim gün sayısını doldurmasına rağmen yaş şartını tamamlayamadığı için emekli olamayan milyonlarca kişi ortaya çıktı. Bu milyonlarca kişinin oluşturduğu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kendisine mektup yazan, ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ bir araya gelip sıkıntılarını Bakan Çelik’e anlattı.
Bu bilgiler ışığında bürokratlara çalışma yapma talimatı veren Çelik, sıkıntı hakkında şöyle konuştu: “999 yılında 10 yıl çalışıp, ’10 yıl sonra ben emekli olacağım’ diye bekleyen vatandaşa diyelim ki 4 yıllık ilave bir süre geldi. Vatandaşlarımız, ‘bizim prim ve gün sayımız doldu’ diyor. Vatandaşımız, ‘Biz oyun oynarken kural değişti, bizim ne günahımız var’ diyor. Tabii ki bakıldığında haklı, kamu düzenleme yapabilir mi? Yapabilir. Ne yapılabilir, dünyadaki örnekleri nedir? Bir haksızlık var mı? Var. Kısmî emeklilik çerçevesinde değerlendirilebilir veya uzatılan süre dikkate alınarak maaş bağlanırken ona göre maaş bağlanılabilir. Tüm bu hesapları dikkate alarak, geleceğe dönük projeksiyonlar yaparak sistemi tahrip etmeden bir çözüm arayışı içerisindeyiz.”
Çözümün, ‘yaş beklemeden biraz düşük maaşla emeklilik’ şeklinde gerçekleşmesi halinde ilk etapta 500 bin kişinin emekli olması bekleniyor.
İşte üzerinde durulan sistem
Çalışmaya göre, yaş şartına takılıp emekli olamayanlara, maaşlarında belli oranda kesinti yapılarak emeklilik hakkı getirilecek. Kesinti tutarı henüz belli değil. Ancak, örnek olarak, 1000 lira emekli maaşı alması gereken bir kişi, yaşı beklemeden emekli olmayı tercih ederse, 750 lira maaşa bağlanabilecek.

Yerel seçimlerden önce erken emeklilik çıkabilir!


Sosyal güvenlik, insanların gelecek kaygısını bertaraf etmek için düşünülmüş en mükemmel sistemlerden birisidir. Düşünün, insan fizyolojik olarak geriye doğru gitmeye başladığında çalışma gücü azaldığında daha sı yapacak bir şeyi kalmadığında emekli maaşı imdadına yetişir.
Ülkemizdeki emeklilik yaşı ve sosyal güvenlik sistemi iktidarların adeta oyuncağı oldu ve seçim uğruna oy avcılığı kaygısıyla bugünlere gelindi. Sorun belli, gelirler gideri karşılamıyor, yani açık veriyor, bunu da her ay sayın Babacan’ın başında bulunduğu hazine kapatıyor, yani sübvanse ediyor. 1980’lerde başlayan emeklilik yaşı oynama sahneleri 2000’li yıllarla son buldu ancak, bugünlerde yaşa takılan yaklaşık beş milyon kişide beklenti oldu.
Sosyal devlet olmak öyle kolay değil. Tabi ki vatandaşının sağlığını, sosyal güvenliğini ne pahasına olursa olsun sağlamak durumundadır. Bunu da yaparken adil, eşit ve gelecek nesilleri de düşünmek zorundadır.
Sayın Maliye ve Hazine bakanları her ne kadar bu iş asla gündemimizde yok, düşünmüyoruz deseler de diş macunu artık tüpten çıkmıştır. Sayın Başbakan her konuda olduğu gibi bunun da kamuoyundaki karşılığını anketle test ediyordur diye düşünüyorum.
Yaşa takılan emekli adaylarının da şöyle bir hakkı var aslında bunu talep ederken. İşe başladıkları tarihte erkekler için 25 yıl, kadınlar için 20 yıl şeklinde emekli olacağı hayali ile başladılar kamu görevine. Planlarını, geleceklerini bunlara göre dizayn ettiler. Ancak, yapılan sosyal güvenlik reformları aslında ülke ve gelecek nesiller için son derece doğru bir uygulama. Gel gör ki beş milyon vatandaşın bu işte ne günahı var? Maç esnasında oyun kuralının değişikliği maçı kavgalı bitirmek demektir, hatta maçın bitmemesi, karakolda bitmesi anlamına gelecektir.
Erken emeklilik beklentisinde olanlar için yapılacak bir defalık düzenleme bana göre aktüeryal dengeyi asla bozmayacaktır. Emekli olanların yerine yeni istihdamların olacağı, işsizliğe bir nebze de olsa çare olacağı, emeklilerin yeni iş kuracak olmaları vb nedenlerle bu işin herkese yarayacağı düşüncesindeyim.
Siyasi iktidarların bir amacı vardır: Seçimi kazanmak. Seçimi kazanmak için bence yapılacak bu düzenleme iktidara epey oy kazandıracaktır. Bunun tam zamanı değil bence. Bizim seçmen erken unutabilir. O sebeple emeklilik düzenlemesi yılbaşında yani seçime az kala olacaktır diye düşünüyorum. Dilerim yanılmam.
Sonuç: Yaşa takılan emekli adayları, gerek basında gerekse sosyal medyada örgütlenip sesini yıl sonuna kadar yükseltmelidir. Hak verilmez alınır. Ama demokrasiyi zedelemeden. Sayın Başbakan bu kadar sayıdaki mağduru göz ardı edemez diye düşünüyorum. Çünkü iktidara ekonomik anlamda zarar vermeyeceği gibi oy oranına da olumlu katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Yaklaşık 7-8 ay sonra haklı olduğum ortaya çıkacaktır.

18 Kasım 2013 Pazartesi

6 yıl erken emeklilik geliyor

6 yıl erken emeklilik geliyor


Hükümetin üzerinde çalıştığı çocuk teşvik paketine sürpriz düzenlemeler girdi. Çalışan kadınlara altı yıl erkenemeklilik yolu açılıyor. Buna göre, 3 çocuk yapan kadına 6 yıl borçlanma hakkı veriliyor.
Gelir Vergisi Yasa tasarısı ile üç çocuklu asgari ücretlide gelir vergisi yükü sıfıra çekiliyor. Sabah gazetesinin haberine göre, Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın "nakit" destek talebinin devlete ağır yük getireceği gerekçesiyle, vergi teşvikinde karar kaldı.

DOĞUMLA SINIRLI DEĞİL

Dört bakanlığın yer aldığı paket yeni yıldan önce açıklanacak. Pakete göre, doğum yapan kadına destek doğumla sınırlı kalmayacak. Çocuğu belli yaşa gelinceye kadar yarı zamanlı, esnek çalışma modelini tercih edebilecek. Borçlanma için çocukların sigorta tescil tarihinden sonra doğmuş olması şartı kaldırılıyor. İşe başlama tarihinden önce doğmuş çocuklar için de çalışan kadın bu borçlanma hakkından yararlanabilecek.

ESNEK ÇALIŞMA MODELİ

Aile Bakanlığı, ev kadınlarının maddi koşullarına göre hem nakit hem de mama, bez ihtiyaçlarının karşılanması önerisi getirdi. Ancak, Maliye nakit desteğinin mali yükünün ağır olacağını bildirdi. Avrupa'daki gibi çalışan anneler için yüzde 40 esnek çalışma sistemi de getirilecek.

KADEMELİ EMEKLİLİK GÜNDEMDE

Çocuk sayısına göre, kademeli emeklilikte gündeme gelirken bu konuda nihai karar Bakanlar Kurulu'nda verilecek. Çalışma Bakanlığı, esnek çalışanların emeklilik hakkına erişebilme imkânlarının geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Tüm esnek çalışanların eşit muamele ilkesine uygun olarak yıllık ücretli izin, hafta tatili, günlük dinlenme süresi, kreş gibi haklardan yararlanmaları güvence altına alınacak.

HAMİLELİK RİSKE ATILMAYACAK
İş ve çalışma koşulları hamileliği riske atmayacak şekilde düzenlenirken, periyodik kontroller konusunda her türlü kolaylık gösterilecek. Hamile kadınlar ağır işlerde çalıştırılamayacak. Kamuda çalışan işçi, memur kadınlar muayene günlerinde ücretli izinli sayılacak. Doğum iznine çıkan kadının primini devlet karşılayacak. İzindeki personel için kamuda geçici görevlendirme yapılacak.

Emeklilik sistemi sil baştan değişiyor

Emeklilik sistemi sil baştan değişiyor


Çok çalışanın daha az emekli maaşı aldığı mevcut sistem rafa kaldırılacak. Artık prim günü çok olanın emekli maaşı da fazla olacak.
Sosyal güvenlik sistemindeki açıkların en önemli sebeplerinden olan 'erken emekliliği' önlemek için teşvik edici sistem hazırlanıyor. Yeni sistem ile kişiler ne kadar uzun süre çalışma hayatında kalırlarsa o kadar fazlaemekli maaşı alabilecek.
Hükümetin 21.6 milyar lira açık beklediği 2014 programı hazırlanırken gündeme getirilen çalışmayla, sosyal güvenlik sistemindeki gelir-gider dengesinin iyileştirilmesi amaçlanıyor. Bunun için de emekli aylığı hesaplamalarında kullanılan parametrelerin çalışma süresini uzatmayı teşvik edecek şekilde düzenlenmesi hedefleniyor. 
ÇALIŞMA SÜRESİ UZADIKÇA AYLIK BAĞLAMA ORANI DA ARTACAKDüzenleme ile çalışma süresi uzadıkça aylık bağlama oranı da artacak. Programa göre, tıbbi ve ekonomik değerlendirme çalışmalarını dikkate alan bir geri ödeme sistemi oluşturulacak, geri ödeme kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin sağlanması için tamamlayıcı sağlık sigortacılığı teşvik edilecek.Tanı ilişkili Gruplara (TİG) dayalı geri ödeme yönteminin yaygınlaştırılması kapsamında pilot çalışmalara başlanacak. Hükümeti, bu çalışmaya teşvik eden ise her yıl artan sosyal güvenlik açıkları oldu. Sosyal sigorta sistemi gelirlerinin giderleri karşılayamadığı belirtiliyor. 
UYGULAMAYLA SOSYAL GÜVENLİK AÇIĞININ DÜŞMESİ HEDEFLENİYOR
Geçmişte seçim yatırımı olarak getirilen erken emeklik ve yüksek aylık bağlama oranlarının devam etmesi ve sağlık harcamalarının giderek artması sebebiyle sosyal güvenlik açığı arttı. 2014 yılında sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam gelirinin 174.4 milyar, toplam giderlerinin 196 milyar lira, gelir-gider açığının ise 21.6 milyar lira olması öngörülüyor. Hükümetin 2014 programına göre GSYH'ye oran olarak, gelirlerin yüzde 10.15, giderlerin yüzde 11.40 ve açığın yüzde 1.26 olması hedefleniyor. 2014 yılında SGK'ya faturalı ödemeler, ek karşılıklar, emeklilere yapılan ek ödeme, devlet katkısı, prim teşviklerinden kaynaklanan transferler ile prim ödeme gücü olmayanların GSS primi de dahil olmak üzere toplam 77 milyar TL tutarında ve GSYH'nin yüzde 4.48'i oranında bütçe transferi yapılması öngörülüyor.
22 GAP'A MAL OLDU
Süleyman Demirel'in başbakanlığı döneminde erken emeklilik sistemi getirildi ve 54 yaşında emekli olan insanlar 38 yaşında emekli olmaya başladı. Sistem şimdiye kadar yaklaşık 1 trilyon liraya mal oldu. Bu da 22 adet GAP yatırımına karşılık geliyor.

12 Kasım 2013 Salı

Emekli için karar zam'anı

Gazeteniz TAKVİM, haftalardır emeklilerin sesi oluyor. Gazetemizi arayan emekliler ve emekli adayları istek ve şikayetlerini iletiyor. Emekliler, bir an önce intibak düzenlemesinin yapılmasını vebankaların promosyon vermesini istiyor. 10 milyonu aşkın emekliye banka promosyonu ve 2000 yılı ve sonrasında emekli olanlara da intibak zammı için son viraja girildi. Emeklilerin dört gözle beklediği yeni intibak konusunda düğüm Aralık başında çözülecek. Promosyon ise yılbaşına kadar sonuca ulaşacak.

GÖZLER BAKANLIK'TA
İntibakla ilgili emekli derneklerinin attığı adımların ardından, kamu denetçisi de (ombudsman) özellikle 2000 yılından sonra emekli olanlardan gelen şikayetler doğrultusunda, 'maaş eşitsizliği düzeltilsin' tavsiyesinde bulundu. Konu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na iletildi. Bakan Faruk Çelikde, 1 aylık karar süresini kullanıp, Aralık ayında intibak ile ilgili görüşlerini açıklayacaklarını belirtti. Öte yandan emeklilere de promosyon verilmesi konusunda, Çalışma Bakanlığı ve Sosyal GüvenlikKurumu yetkilileri, kamu bankalarıyla birbiri ardına görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerin sonucunda kamu bankaları emeklilere 80 lira promosyon verilmesini teklif etti. Emekliler bu tekliften memnun olmazken; gözler Başbakan Tayyip Erdoğan'a çevrildi. Banka promosyonu konusuna son noktanınyılbaşına kadar konulması bekleniyor.

MAAŞA DÜZELTME ŞART
Gazetemizi arayan emeklilerin bazı şikayetleri şöyle:

* 2000 yılında emekli oldum. 2 milyon kişi intibaktan faydalandı ama ben birkaç ay yüzünden intibak alamadım. Benim maaşım da az. Bir an önce yeni intibak yapılmasını bekliyoruz.

* 1990'da emekli oldum. Bir kıraathane işletiyorum. Yanımda 1 kişi çalıştırıyorum. Maaşımdan destek primi kesintisi yapıyorlar. Ben zaten maaşımla geçinemediğim için çalışıyorum, bir de kesinti yapmalarını anlamıyorum. Üstelik bu yaştan sonra 1 kişiye de iş veriyorum.

* 1999'da ağabeyim emekli oldu. Ben de 2011'de emekli oldum. Aramızda 30 lira maaş farkı vardı. O intibak zammı alınca, fark 280 liraya çıktı. Prim gün sayımız aynıydı. Arada uçurum oluştu. Ahmet Kulaksız

Emekli olabilmek için 23 yıl çalıştım. Sonrasında bel fıtığı olduğum için işi bırakmak zorunda kaldım. Uzun süre iş bulamadım. Yaşım geçtiği için beni kimse işe almak istemiyor. 2 yıllık prim borcum olduğu için emekli olamıyorum. Benim durumumdakilere bir çare bulsunlar.

* Tarım Bağ-Kur'dan emekli oldum. Maaşım çok düşük. 65 yaşındayım, geçinebilmek için tekrar çalışıyorum. Emekli maaşlarımıza düzenleme yapılması şart. Bu yaşıma geldim, hâlâ ay sonunu getirme telaşı yaşıyorum. 

SGK'dan müjde! O borçlar silinebilir..

SGK'dan müjde! O borçlar silinebilir..


Yeni bir Torba Yasa ile Bağ - Kur (4/b) kapsamındaki 24 ay ve üzeri prim borcu, 3 aylık bir ödeme süresi tanındıktan sonra ödenmezse sigortalılık süreleriyle birlikte silinecek.

Bu durumda borçlu dönem sigortaya eklenmeyecek. 2 yıldan fazla prim borcu olan esnafın, emekliliği için kendisine yetecek süreyi borçlanması da mümkün olacak. 24 aydan daha kısa süreli prim borcu olanlar için ise taksitlendirme yapılabiliyor
Esnafın Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) prim borcu çığ gibi birikti. Şu an için Bağ - Kur (4/b) primlerini ödeyemedikleri için serbest meslek sahiplerinin SGK'ya 22 milyar TL civarı borcu var. SGK yönetimi geçtiğimiz günlerde bir önlem olarak prim borcu 6 bin TL ve üzerinde olan yaklaşık 1 milyon esnafa ödeme yazısı gönderdi. 6183 Sayılı Amme Alacakları Yasasıkapsamında borçların ödenebileceği hatırlatıldı.
SGK esnaftan tahsil edemediği prim borçları için ayrıca yeni bir düzenlemeye gidiyor. Meclis'e henüz sevk edilen yeni bir Torba Yasa ile prim borcu olanlar için alternatif ödeme imkânları getiriliyor.
Borç gidecek ama...
Yeni yasaya göre Bağ - Kur (4/b) kapsamında prim borcu olanlardan, 24 ay ve üzeri borca sahip olanların borçları, 3 aylık ödeme süresi tanındıktan sonra, ödenmemesi durumundasigortalılık süreleriyle birlikte silinecek. Yani borçlu oldukları dönemler sigortalı olarak artık değerlendirilmeyecek.
Ancak bu durumda olanlar, hesaplarından silinen sigortalılık sürelerini yürürlükte olan 'borçlanma' kuralları çerçevesinde daha sonra borçlandıkları takdirde, tekrar kazanacak. Yani sigortalılık sürelerini kaybetmeyecekler. Burada tamamen kişi tercihi esas alınacak.

Getirilecek bu yeni düzenleme, serbest meslek sahiplerinin prim borçları bakımından bir nevi 'af' olarak nitelendirilebilir. Çünkü bu yeni düzenlemeyle artık prime ihtiyacı kalmayanların, ödeyemedikleri prim borçlarını dert etmelerine gerek kalmayacak. Bu borçtan kurtulmuş olacaklar.

Silinecek prim borçlarının daha sonra borçlanılmasında, bugünkü borçlanma koşulları geçerli. Yani prime esas kazanç ile bunun 6.5 katı arasından, serbest meslek mensubunun kendisinin belirleyeceği prime esas kazanç tutarı üzerinden borçlanma mümkün olabilecek.
Sonra ödemek mümkün
Diğer yandan yeni düzenlemeyle beraber, 2 yıldan fazla prim borcu olan esnafın, emekliliği için kendisine yetecek kadar süreyi borçlanması da mümkün olabilecek. Yani 3 yıllık prim borcu olan bir esnaf, emekliliğine yetmesi durumunda örneğin bu borcun sadece yarısını borçlanabilecek.

24 aydan daha kısa süreli prim borcu olanlar için de halen yürürlükte olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Yasa uyarınca taksitlendirme yapabilmek mümkün. Yeni düzenleme prim tahsilâtının artırılmasının yanı sıra, borçları nedeniyle sağlık yardımlarından yararlanamayan esnafa yeni bir imkân tanıyor. Borcundan kurtulan serbest meslek sahipleri için sağlıktan yararlanmanın önü böylece açılmış olacak.
Esnafa 'SSK' şartlarıyla emeklilik yolu gözüktü

1 Mart 2011 tarihinden önce, kişinin hem 4/a hem de 4/b yani hem SSK, hem de Bağ - Kur kapsamında sigortasının olması durumunda önceden başlayan sigorta geçerli oluyordu. Bu kural nedeniyle 4/a sigorta primi ödemiş yüz binlerce esnafın sigortası geçersiz sayılıp 4/b prim borcu oluşuyordu. Oysa şimdi 2 yılı aşan borç nedeniyle 4/b sigorta süreleri silinince geçersiz sayılan 4/a sigortası geçerli hale gelebilecek. 24 aydan fazla Bağ - Kur (4/b) sigorta sürelerinin silinmesi son 7 yıl primlerini de değiştirebileceğinden bazı sigortalılar SSK (4/a) şartlarından da emekli olma hakkını kazanabilecek.
Tercih imkânı sağlıyor
Konuyla ilgili bürokratlar, bu düzenlemenin esnaf için çok önemli olacağını, bu durumdaolanların rahat bir nefes alabileceklerini ifade ediyorlar. Bugüne kadar esnafın prim borçlarına yönelik çok sayıda "yapılandırma" getirildi. Bu yapılandırmalar neticesinde, SGK'nın prim tahsilâtında ciddi artışlar ortaya çıktı.
Yeni getirilecek düzenlemeyle de, 2012 ve 2013 yılında düşen Bağ - Kur prim gelirlerinin artması bekleniyor. SGK'nın tahsilâtında en çok güçlük çektiği prim grubu 4/b yani Bağ - Kur'luların ödemek durumunda olduğu prim gelirleri.
Neredeyse her 2 yılda bir yapılan yapılandırmalarla bu prim gelirleri artırılmak isteniyor. Ancak şimdi getirilecek olan yeni düzenleme, diğer yapılandırmalardan farklı olarak, serbest meslek sahiplerine borçlarını ödeme bakımından tercih imkânı veriyor. Bu yönüyle oldukça farklı bir düzenleme olduğu söylenebilir.
'Yapılandırmalar' prim tahsilatını ateşliyor

Esnafın prim borçlarına yapılandırma yapılan yıllarda, 4/b prim gelirlerinde çok ciddi artışlaryaşanıyor. 2001, 2002, 2004, 2006, 2008, 2011 yıllarında gerçekleşen prim artışlarının sebebi tamamen bu yıllarda uygulamaya giren yapılandırmalar ve böylece ödeme imkânlarının esnaf açısından kolaylaştırılması. Özellikle 2006 ve 2011 yıllarında getirilen yapılandırmalarla beraber SGK'nın esnaftan topladığı primler bir önceki yıla göre iki katından daha fazla artış göstermiş.
Diğer yandan yapılandırma benzeri uygulamaların olmadığı yıllarda prim gelirlerinde neredeyse hiç artış olmadığı gibi, bir önceki yıla göre nominal anlamda düşüş bile yaşanmış. 2009 ve 2012 yıllarında bir önceki yıla göre prim gelirlerindeki düşüş oranı yüzde 47 ve 30 seviyelerine kadar ulaşmış.
Kolaylık sağlayacak
Şimdi yeni getirilen af benzeri yapılandırmayla prim gelirlerinde tekrar bir artış yaşanmasıbekleniyor. Son birkaç yılda SGK'nın gelir toplama bakımından başarılı olduğu söylenebilir. Bu başarıda özellikle kayıt dışıyla verilen mücadelenin önemi de oldukça fazla.

2003 yılında SGK'nın gelirleri giderlerini ancak yüzde 67.5 oranında karşılayabiliyor iken, bu oran 2012 yılında yüzde 89.2'ye ulaşmış durumda. Yeni Torba Yasayla esnafa sağlanacak kolaylığın bu oranı yüzde 95 seviyelerine çekmesi beklenmekte.