10.4 milyon emekli ile yaklaşık 3 milyon memur ve sözleşmeli, zamlı Temmuz maaşlarını almaya başladı. İlk 6 aylık enflasyona göre; memur ile SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin Temmuz maaşı yüzde 4 oranında zamlandı. İlk olarak Temmuz'un 15'inde memurlar zamlı maaşlarına kavuştu. 10.4 milyon emekli de ay sonuna kadar zamlı maaşlarını alacak .
Memurlar, yüzde 4 zamlarının yanı sıra, Temmuz'un 15'inde maaş aldıkları için bir de 14 günlük fark aldı. Aile yardımı hariç en düşük memur maaşı, zamla bin 586 liradan bin 650 liraya çıktı. En düşük memur emekli aylığı da ek ödemeler dahil bin 86.6 liradan bin 130 liraya yükseldi. Memur emeklilerinin taban aylıklarındaki artış miktarı 43.5 lira oldu. Ek ödemeler dahil, Ekim 2008'den önce emekli olanların en düşük işçi emekli aylığı 36.9 lira artışla 959.5 liraya çıktı.
24 Temmuz 2013 Çarşamba
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Yeni zamla emekli maaşları ne kadar oldu?
10.4 milyon emekli ile yaklaşık 3 milyon memur ve sözleşmeli, zamlı Temmuz maaşlarını almaya başladı.
İlk 6aylık enflasyona göre; memur ile SSK , Bağ-Kur ve memur emeklilerinin Temmuz maaşı yüzde 4 oranında zamlandı . İlk olarak Temmuz 'un 15'inde memurlar zamlı maaşlarına kavuştu .
10.4 milyon emeklide ay sonuna kadar zamlı maaşlarını alacak. Memurlar, yüzde 4 zamlarının yanı sıra, Temmuz 'un 15'inde maaş aldıkları için bir de 14 günlük fark aldı.
Aile yardımı hariç en düşük memur maaşı, zamla bin 586 liradan bin 650 liraya çıktı.
En düşük memur emekli aylığı da eködemeler dahil bin 86.6 liradan bin 130 liraya yükseldi.
Memur emeklilerinin tabanaylıklarındaki artış miktarı 43.5 lira oldu
Eködemeler dahil, Ekim 2008'den önce emekli olanların en düşük işçi emekli aylığı 36.9 lira artışla 959.5 liraya çıktı.
İlk 6
10.4 milyon emekli
En düşük memur emekli aylığı da ek
Memur emeklilerinin taban
Ek
Erken emeklilikle insanlara ümit vermeyin!
Çelik, insanların erken emeklilik deyip ümitlendirmenin yanlış olduğunu belirtti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, erken emekliliğin, hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündemlerinde bulunmadığını söyledi.
Türkiye'de bununla ilgili yapılan düzenlemeler nedeniyle çok acılar çekildiğini belirten Çelik, iktidar ile muhalefetin böyle bir düşünceyi projelerine koyarak ülkeyi yeniden o günlere döndürme hevesinde olmayacağına inandığını anlattı.
TÜRKİYE'DE GENÇ EMEKLİLİK VAR
Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, "Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz?Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey var mı?Konuştuğumuz konu bu değil , karıştırılıyor. Art niyetli bazı kesimler 'erken emeklilik ' deyip insanlara gereksiz yere ümit veriyor. Böyle bir şey söz konusu değil . Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesinde yarar var" ifadesini kullandı.
Erken emeklilik konusundaki yanlışın daha önce bir kez yapıldığını vurgulayan Çelik, bununla ortaya çıkan olumsuzlukları gidermeye çalıştıklarını bildirdi.
"38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, mali yükünü anlatacak olan tek ve endeneyimli ülke Türkiye'dir" diyen Çelik, 50 yaşında emeklilik varken erken emeklilik gibi bir şeyin gündeme getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getirdi.
"2036'ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız"
Çelik,kadınlarla ilgili doğum borçlanması , erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti.
Kademeli olarak emeklilik yaşının 60'a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenindevam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu :
"Buradavatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir.
Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.
ERKEN EMEKLİLİK DİYEN BÜYÜK HATA YAPIYOR
"Bu kişiler için dengelerimizi bozmayacak şekilde bir çalışma yapabilir miyiz?" diye görüşüldüğü sırada hiçbir ilgisi yokken birden erken emeklilik tartışmalarının ortaya atıldığına dikkati çeken Çelik, "Çok net söylüyorum; 'erken emeklilik' diye kim söylüyorsa en büyük yanlışı yapıyor. Görüşmemiz erken emeklilikle ilgili değildi. Vatandaşımızın sorununa çözüm bulma adına bir görüşmeydi. Asli görevimizi yaptık ama bu olayın bilen ve bilmeyenler tarafından hiç alakası olmayan bir tarafa çekilmesi bizi üzmüştür" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'
TÜRKİYE'
Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, "Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz?
"38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, mali yükünü anlatacak olan tek ve en
"2036'ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız"
Çelik,
Kademeli olarak emeklilik yaşının 60'a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin
"Burada
Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.
ERKEN EMEKLİLİK DİYEN BÜYÜK HATA YAPIYOR
"Bu kişiler için dengelerimizi bozmayacak şekilde bir çalışma yapabilir miyiz?" diye görüşüldüğü sırada hiçbir ilgisi yokken birden erken emeklilik tartışmalarının ortaya atıldığına dikkati çeken Çelik, "Çok net söylüyorum; 'erken emeklilik' diye kim söylüyorsa en büyük yanlışı yapıyor. Görüşmemiz erken emeklilikle ilgili değildi. Vatandaşımızın sorununa çözüm bulma adına bir görüşmeydi. Asli görevimizi yaptık ama bu olayın bilen ve bilmeyenler tarafından hiç alakası olmayan bir tarafa çekilmesi bizi üzmüştür" değerlendirmesinde bulundu.
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Erken emeklilik bekleyen milyonlarca kişiye FLAŞ haber
Prim gün sayısını ve yılını dolduran ancak yaşa takılan emekli adaylarının sorunu çözülüyor. 1999 yılından önce sigortalı olup sonradan çıkan yasayla emeklilikleri yaş yüzünden ertelenen yaklaşık 5 milyon vatandaşın emekli olabilmesinin önü açılıyor. Emeklilik formülleri üzerinde son rötuşlar yapılıyor.
2 AYRI FORMÜL
Emeklilikte yaşa takılanlar, sorunlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e aktarmış ve bir çözüm bulunmasını istemişti. Bakan Çelik de 'çalışma yapılacağı' sözü vermişti. Bakan Çelik'in talimatı ile çalışmaya başlayan bürokratlar, yaşa takılanlar için formüller üretti. Sona yaklaşılan çalışmada, prim gün sayısını ve yılını tamamlamış, yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu durumdaki emekli adayları için 2 formül üzerinde çalışılıyor. Bu kişilere ya alacakları maaşlardan kesinti yapılmadan emeklilik hakkı verilecek ya da maaşlarından yüzde 8 kesinti yapılacak.
Yapılan çalışmaların Mali sistemi bozmayacak olması birinci öncelik olarak ele alınıyor. Çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı'nın da görüşleri alınacak.
Bürokratlar, farklı ülkelerde uygulanan sistemler üzerinde de incelemeler yapıyor.
YÜZDE 30 İNDİREN VAR
Erken emeklilik uygulamalarının yer aldığı ülkelerde resmi emeklilik yaşı asgari 60 ila 67 yaşları arasında değişmekte. Bu ülkelerde resmi emeklilik yaşında 3 ila 5 yıl arasında erken emeklilik imkanı sunulmakta. Erken emekli olunan süreyle orantılı olarak bağlanacak aylıklarda, her yıl için yüzde 3.6 ila yüzde 7.2 oranında indirime gidilmekte. 5 yıl erken emekli olmayı tercih eden kişinin aylığında yüzde 30'a varan indirimler yapılmakta.
Erken emeklilik bekleyenlere Bakan Faruk Çelik'ten kötü haber
Prim gün sayısı dolup da yaşı bekleyenlerden gelen taleplere iyi niyetle yaklaştıklarını belirterek, 'Şu anda bu anlamda böyle bir çalışmanın olmadığını söyleyebilirim' dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik gündeme dair soruları cevapladı. Çelik, erken emeklilikten sözleşmeli personelin statüsüne kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
SÖZLEŞMELİLER İLE İLGİLİ TALEP VE KURUMLARIN DURUMU DİKKATE ALINACAK
İlk olarak yaklaşık 100 bin sözleşmeli kamu personelini ilgilendiren kadro müjdesini değerlendiren Faruk Çelik, "Aslında sözleşmeli personel olarak işe başlamasını uygun buluyorduk fakat zaman içerisinde talepler farklılık arz etti ve geçtiğimiz dönem 205 bin sözleşmeli personeli kadroya aldık. Bu talepler yine devam etti ve bu çerçevede bu yasama yılının tamamlanmasından önce sözleşmeli personelinde içinde bulunduğu önemli torba yasa meclisin gündemine inmiş bulunmaktadır. 72 bin 4/B'li diye tabir ettiğimiz sözleşmeliler var, ayrıca 23 bin civarında yerel yönetimlerdeki sözleşmeli personel var, 700 civarında Sağlık Bakanlığı'nda çalışan personel. Bunlara ilaveten kurumsal sözleşmeli dediğimiz, kurumlarda sözleşmeli personel var. TRT'de, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda, diğer bakanlıklarda ve bazı genel müdürlüklerde çalışanlarla ilgili de kadroya alma çalışmamız var ama kurumsal sözleşmeliler ilgili talep ve kurumların durumu dikkate alınacak." diye konuştu.
KAMU PERSONEL SİSTEMİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ DÜZENLEMELERİ İÇEREN TASLAK HAZIR
Devlet personel rejimi çalışmaları için de Faruk Çelik, şu ifadeleri kullandı: "657 Sayılı Devlet Memurları Yasası'nda bir statülerle ilgili bir çalışma var. Kamu personel sistemi ile ilgili bazı önemli düzenlemeleri içeren yasal taslak elimizde hazır. Bunu Bakanlar Kurulu'nda değerlendirdik. Aynı zamanda Sayın Başbakan ile yine bakanların da olduğu bir toplantıda değerlendirdik. Bir taraftan da tatil geldi, bu açıdan acil olanları bir torbaya yasaya koyup, diğer önemli düzenlemeleri önümüzdeki yasama yılında yine parlamentonun gündeminde olacak."
ROTASYON HABERLERİ YANLIŞ TAKDİM EDİLDİ
Kamuda rotasyonun (yer değiştirme) söz konusu olup olmadığı ya da bunun şeklinin nasıl olacağına dair soru üzerine Çelik, bu tür haber ve yorumların takdiminden dolayı duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Sanki bütün kamu görevlilerinin bir yerden bir yere sürüleceği gibi bir tablonun çizildiğini anlatan Çelik, böyle bir şeyin mevzu bahis olmadığının altını çizdi. Çelik, "O konudaki değerlendirmemiz, siz kamu hizmeti önemli, 76 milyonun bu hizmeti alması gerekiyor. 76 milyon vatandaşımız bu hizmeti alırken de bir aksaklığın olmaması gerekiyor. Yani ben A ilinde otururken hizmetler çok iyi, B ilinde otururken hizmetler çok kötü derseniz bu çok adil bir hizmet sistemi olmaz. Dolayısıyla şunu söylüyoruz biz, özellikle meslek memurları ile ilgili öğretmenler, doktorlar, hemşireler, mühendisler adil ve eşit bir şekilde, ihtiyaçlar çerçevesinde dağıtılması gerekiyor. Bizim söylediğimiz bu. Buna sendikalar karşı çıkmıyorlar."şeklinde konuştu.
BİZ GENEL BİR ÇATI DÜZENLEMESİ YAPIYORUZ
Geçmiş yıllarda çakılı kadro şeklinde sözleşmeli personel yöntemi ile giderilmeye çalışıldığını kaydeden Çelik, o zamanda farklı sorunların meydana geldiğini belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, "Bir personeli atıyorsunuz bir ilimize, onun bir insan olduğu, onun bir sosyal varlık olduğu, onun tayin isteme hakkının olduğu gibi bütün unsurları ortadan kaldırıyorsunuz. Buraya atandınız burada kalacaksınız yaklaşımı sürdürülebilir değil. O halde kurallarını koymamız gerekiyor. Bazı bakanlıklar bu kuralları koymuşlar, diyorlar ki rotasyon uyguluyorum. Ne demek bu 5 yılını, 3 yılını dolduran memurlarda yer değiştirilmesi yapılıyor. Bu bakanlıklara değil de genel bir şemsiye, genel bir çatı düzenlemesi yapılsın, o çerçevede bu sistem yürüsün, diyoruz. Bu rotasyon 3 milyon kamu çalışanını yada 5 milyon kamu çalışanını direkt olarak ilgilendiren bir tablo olarak takdim ediliyor ki bizim değerlendirmemiz bu değil. Yani Ankara'daki bir tabu memurunun Erzurum'a gönderilmesi şeklinde, işkence şekline dönüştürülen bir takdim söz konusu değil. Bu zaten Gümrük Bakanlığı'nda var, Milli Eğitim'de var, Emniyette var birçok yerde var. Ama buna bir çatı sistemi getirmekte yarar var." dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANIMIZ GÖRÜŞÜNÜ PAYLAŞTI
Milli Eğitim Bakanı'nın bu konuda kendisine bildirdiği görüşü de paylaşan Faruk Çelik, 'bir öğretmen bir yere atanıyorsa, mesela bir ilköğretime atanıyorsa 4 yıl orada kalması son derece önemlidir' dediğini, yine ilköğretim 4 yıl olduğu için bir öğrenci psikolojisi açısından bakınca, 'öğretmenin üçüncü yılda ayrıldığını düşünürseniz, hoş bir tablo oluşmaz' görüşünü bildirdiğini ifade etti. Bu sorunların hepsinin toplumun sorunları olduğunu vurgulayan Çelik, bunların hepsini tartışarak, önümüzdeki dönemde çözüme kavuşturulması gerektiğini, bunu başka türlü yorumlayıp, toplumsal huzursuzluğa yol açmanın doğru olmayacağını ifade etti.
40 MİLYON ÇALIŞAN OLMASI LAZIM
Prim gün sayısı dolup da yaş bekleyen vatandaşların sorunlarına da değinen Çelik, konunun önemine dikkat çekerek, konunun rastgele ele alınmasından yakındı. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz eğer emeklilikteki kriterleri bir bütün olarak dikkate almazsak, bunlar üzerinde sık sık oynarsanız sosyal güvenlik sisteminizi perişan edersiniz. Bizim sosyal güvenlik sistemimiz 1950'lerde 60'larda hem prim gün hem yaş kriterimiz vardı. Ama o zaman emekli sayımız yok idi. Ne zaman emekli sayımız artmaya başladı, bu dönemlerde siyasi müdahaleler oldu ve prim gün sayısı ile yaşı aramaktan yaş kriterini çıkarttılar. İnsanlar prim gün sayısı ile emekli edilmeye başladı. Bu kriterler dünyanın her yerinde birlikte aranan kriterlerdir. Yani sadece prim gün sayısı ile kimseyi emekli etmezler. Mesela Almanya'da 67 yaş kriterine gelmiş. Şimdi Türkiye bunu 90'lı yılların başında kaldırınca bir anda çok sayıda kişi emekli oldu. Onun için bizim şuanda aktif pasif sayımız sıkıntılı. Yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin çalışanımız var, 10 milyon 500 bin emekli var. Yani 2'ye 1 bile olmuyor. O ise gelişmiş ülkelerde 4 çalışana 1 emekli var. Şimdi bu sürdürülebilir bir tablodur; 4 çalışana bir emeklimizin olması. O halde bizim 40 milyon çalışanımız olması gerekiyor, bu sosyal güvenlik sistemini sağlık bir şekilde yürütebilelim."
Hesaplanmadan sırf popülizm uğruna, seçim uğruna, geçici olarak insanları memnun etme uğruna Türkiye sosyal güvenlik sisteminde sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını savunan Çelik, 1999 yılında bunun görüldüğünü ve bir müdahale yapıldığını anımsattı. ''4447 sayılı yasa ile; '1 Ocak 2002'den sonra işe başlayacak olanlar 60 yaşında emekli olacaklar.' Fakat onun öncesinde işe başlayanlara da kademeli demişler. Yani yaş kriterini bir anlamda tekrar geri getiriliyor. Şimdi bu arada kalan vatandaşlarımızın sıkıntıları var. Burada yanlış nedir, yeni bir uygulama getiriyorsanız, yeni işe başlayanlara şamil olması gerekir. Bu düşünülmemiş çünkü devletimiz çok zora girmiş. İster istemez mevcut çalışanlarda dahil edilmiş. Şimdi karşımızda 'biz yaşa takıldık, yaş kriteri yoktu, şimdi yaş var. Bizde bizden öncekiler gibi yaş kriteri aramadan emekli olmak istiyoruz' bu tabiî ki mümkün değil. Neden mümkün değil, bu yeniden 1991'e geri dönmek olur. Türkiye'yi yeniden karanlık bir tabloya atmaktır. Böyle bir şey söz konusu değil." diye konuştu.
Kendilerine getirilen önerilerde 'Daha düşük bir ücretle, daha düşük bir emekli aylığı ile 3 yıl, 5 yıl beklemeden emekliliği öne alıp, sizinde mali dengenizi bozmayacak bir yol çıkabilir mi?' dendiğini aktaran Bakan Çelik, "Bizim bu kriterleri değiştirmek gibi bir çalışmamız hiç olmadı, hiç gündemimizde olmadı. Ama acaba bizim mali dengeleri bozmayacak, bu vatandaşların yaşadığı sorunlarını giderecek bir yol bulunabilir mi, şeklindeki samimi tekliflerine dönük yaptığımız bir çalışma idi. Şuanda bu anlamda böyle bir çalışmanın olmadığını söyleyebilirim. Medya bunu yanlış lanse etti ve Bizim iyi niyetle acaba 3 yıl 5 yıl bekleyecek vatandaş, gelecekte mali bir risk oluşturmadan bugün sıkıntıları giderilebilir mi diye çalışacağımız cümlesi, çok farklı noktalara götürüldü." değerlendirmelerinde bulundu.
50 BİN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI DEVREYE GİRECEK
İş sağlığı ve güvenliği yasasında gelinen nokta ile ilgili olarak ise yasanın yürürlüğe girdiğini hatırlatan Çelik, fakat bazı maddeleri ile ilgili sıkıntılar olduğunu söyledi. İş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi noktasında daha rekabete açık bir hizmet sunabilmek için yeterli sayıda elemanın sahada olması gerektiğini ifade eden Çelik, yasa ile ilgili şu bilgiyi verdi:
"Yasanın bir bölümü de 1 Temmuz itibari ile yürürlüğe girdi. Fakat meclise sunduğumu düzenlemede 50'nin altındaki tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerindeki işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile ilgili hizmetleri 6 ay öteliyor. Yani 1 Ocak 2014'de öteliyoruz. O süreç içerisindeki yaklaşık 50 bin iş güvenliği uzmanı devreye girmiş olacak. 650 bin işyerini kapsayacak, bu düzenleme. Eğer bugün yürürlüğe koyarsak haksız rekabet olacak eleman az olduğu için işyerlerine daha çok yük getirecek. Kamu işyerleri ise bundan daha sonra devreye girecek."
AİLE HEKİMLERİ MESAİ SAATİNDEN SONRA DA ÇALIŞABİLECEK
Sağlık Bakanlığı'nın da bu konuda bir düzenleme yaptığını anlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
"Buna göre 'Aile hekimi mesai saatlerinden sonra işyerlerine işyeri hekimi olarak ta hizmet verebilecek' Bizim doktor sayımız belli, 120 binler civarında doktorumuz var. Hastanelerde hizmet veren değerli sağlık çalışanlarımızın işyeri hekimi olarak eğer kaymasını dikkate alırsanız, o zaman da hastanelerde sorunlarla karşı karşıya kalırsınız. Yani biz 1 hekimden 1 buçuk hekim nasıl yapabilir diye çalışmalarımızı ayarlıyoruz. Onun için haksız rekabete yol açmamak için 6 aylık bir öteleme yapıyoruz. Yoksa bu yasa son derece temel bir yasa. İnşallah kısa bir süre sonra tümden yürürlüğe girmiş olacak. 50 bin iş güvenliği aynı zamanda ciddi bir istihdam. Yalnız iş güvenliği uzmanları ile bitmiyor, onların yanlarında çalıştıracakları elemanları olacak."
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik gündeme dair soruları cevapladı. Çelik, erken emeklilikten sözleşmeli personelin statüsüne kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
SÖZLEŞMELİLER İLE İLGİLİ TALEP VE KURUMLARIN DURUMU DİKKATE ALINACAK
İlk olarak yaklaşık 100 bin sözleşmeli kamu personelini ilgilendiren kadro müjdesini değerlendiren Faruk Çelik, "Aslında sözleşmeli personel olarak işe başlamasını uygun buluyorduk fakat zaman içerisinde talepler farklılık arz etti ve geçtiğimiz dönem 205 bin sözleşmeli personeli kadroya aldık. Bu talepler yine devam etti ve bu çerçevede bu yasama yılının tamamlanmasından önce sözleşmeli personelinde içinde bulunduğu önemli torba yasa meclisin gündemine inmiş bulunmaktadır. 72 bin 4/B'li diye tabir ettiğimiz sözleşmeliler var, ayrıca 23 bin civarında yerel yönetimlerdeki sözleşmeli personel var, 700 civarında Sağlık Bakanlığı'nda çalışan personel. Bunlara ilaveten kurumsal sözleşmeli dediğimiz, kurumlarda sözleşmeli personel var. TRT'de, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda, diğer bakanlıklarda ve bazı genel müdürlüklerde çalışanlarla ilgili de kadroya alma çalışmamız var ama kurumsal sözleşmeliler ilgili talep ve kurumların durumu dikkate alınacak." diye konuştu.
KAMU PERSONEL SİSTEMİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ DÜZENLEMELERİ İÇEREN TASLAK HAZIR
Devlet personel rejimi çalışmaları için de Faruk Çelik, şu ifadeleri kullandı: "657 Sayılı Devlet Memurları Yasası'nda bir statülerle ilgili bir çalışma var. Kamu personel sistemi ile ilgili bazı önemli düzenlemeleri içeren yasal taslak elimizde hazır. Bunu Bakanlar Kurulu'nda değerlendirdik. Aynı zamanda Sayın Başbakan ile yine bakanların da olduğu bir toplantıda değerlendirdik. Bir taraftan da tatil geldi, bu açıdan acil olanları bir torbaya yasaya koyup, diğer önemli düzenlemeleri önümüzdeki yasama yılında yine parlamentonun gündeminde olacak."
ROTASYON HABERLERİ YANLIŞ TAKDİM EDİLDİ
Kamuda rotasyonun (yer değiştirme) söz konusu olup olmadığı ya da bunun şeklinin nasıl olacağına dair soru üzerine Çelik, bu tür haber ve yorumların takdiminden dolayı duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Sanki bütün kamu görevlilerinin bir yerden bir yere sürüleceği gibi bir tablonun çizildiğini anlatan Çelik, böyle bir şeyin mevzu bahis olmadığının altını çizdi. Çelik, "O konudaki değerlendirmemiz, siz kamu hizmeti önemli, 76 milyonun bu hizmeti alması gerekiyor. 76 milyon vatandaşımız bu hizmeti alırken de bir aksaklığın olmaması gerekiyor. Yani ben A ilinde otururken hizmetler çok iyi, B ilinde otururken hizmetler çok kötü derseniz bu çok adil bir hizmet sistemi olmaz. Dolayısıyla şunu söylüyoruz biz, özellikle meslek memurları ile ilgili öğretmenler, doktorlar, hemşireler, mühendisler adil ve eşit bir şekilde, ihtiyaçlar çerçevesinde dağıtılması gerekiyor. Bizim söylediğimiz bu. Buna sendikalar karşı çıkmıyorlar."şeklinde konuştu.
BİZ GENEL BİR ÇATI DÜZENLEMESİ YAPIYORUZ
Geçmiş yıllarda çakılı kadro şeklinde sözleşmeli personel yöntemi ile giderilmeye çalışıldığını kaydeden Çelik, o zamanda farklı sorunların meydana geldiğini belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, "Bir personeli atıyorsunuz bir ilimize, onun bir insan olduğu, onun bir sosyal varlık olduğu, onun tayin isteme hakkının olduğu gibi bütün unsurları ortadan kaldırıyorsunuz. Buraya atandınız burada kalacaksınız yaklaşımı sürdürülebilir değil. O halde kurallarını koymamız gerekiyor. Bazı bakanlıklar bu kuralları koymuşlar, diyorlar ki rotasyon uyguluyorum. Ne demek bu 5 yılını, 3 yılını dolduran memurlarda yer değiştirilmesi yapılıyor. Bu bakanlıklara değil de genel bir şemsiye, genel bir çatı düzenlemesi yapılsın, o çerçevede bu sistem yürüsün, diyoruz. Bu rotasyon 3 milyon kamu çalışanını yada 5 milyon kamu çalışanını direkt olarak ilgilendiren bir tablo olarak takdim ediliyor ki bizim değerlendirmemiz bu değil. Yani Ankara'daki bir tabu memurunun Erzurum'a gönderilmesi şeklinde, işkence şekline dönüştürülen bir takdim söz konusu değil. Bu zaten Gümrük Bakanlığı'nda var, Milli Eğitim'de var, Emniyette var birçok yerde var. Ama buna bir çatı sistemi getirmekte yarar var." dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANIMIZ GÖRÜŞÜNÜ PAYLAŞTI
Milli Eğitim Bakanı'nın bu konuda kendisine bildirdiği görüşü de paylaşan Faruk Çelik, 'bir öğretmen bir yere atanıyorsa, mesela bir ilköğretime atanıyorsa 4 yıl orada kalması son derece önemlidir' dediğini, yine ilköğretim 4 yıl olduğu için bir öğrenci psikolojisi açısından bakınca, 'öğretmenin üçüncü yılda ayrıldığını düşünürseniz, hoş bir tablo oluşmaz' görüşünü bildirdiğini ifade etti. Bu sorunların hepsinin toplumun sorunları olduğunu vurgulayan Çelik, bunların hepsini tartışarak, önümüzdeki dönemde çözüme kavuşturulması gerektiğini, bunu başka türlü yorumlayıp, toplumsal huzursuzluğa yol açmanın doğru olmayacağını ifade etti.
40 MİLYON ÇALIŞAN OLMASI LAZIM
Prim gün sayısı dolup da yaş bekleyen vatandaşların sorunlarına da değinen Çelik, konunun önemine dikkat çekerek, konunun rastgele ele alınmasından yakındı. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz eğer emeklilikteki kriterleri bir bütün olarak dikkate almazsak, bunlar üzerinde sık sık oynarsanız sosyal güvenlik sisteminizi perişan edersiniz. Bizim sosyal güvenlik sistemimiz 1950'lerde 60'larda hem prim gün hem yaş kriterimiz vardı. Ama o zaman emekli sayımız yok idi. Ne zaman emekli sayımız artmaya başladı, bu dönemlerde siyasi müdahaleler oldu ve prim gün sayısı ile yaşı aramaktan yaş kriterini çıkarttılar. İnsanlar prim gün sayısı ile emekli edilmeye başladı. Bu kriterler dünyanın her yerinde birlikte aranan kriterlerdir. Yani sadece prim gün sayısı ile kimseyi emekli etmezler. Mesela Almanya'da 67 yaş kriterine gelmiş. Şimdi Türkiye bunu 90'lı yılların başında kaldırınca bir anda çok sayıda kişi emekli oldu. Onun için bizim şuanda aktif pasif sayımız sıkıntılı. Yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin çalışanımız var, 10 milyon 500 bin emekli var. Yani 2'ye 1 bile olmuyor. O ise gelişmiş ülkelerde 4 çalışana 1 emekli var. Şimdi bu sürdürülebilir bir tablodur; 4 çalışana bir emeklimizin olması. O halde bizim 40 milyon çalışanımız olması gerekiyor, bu sosyal güvenlik sistemini sağlık bir şekilde yürütebilelim."
Hesaplanmadan sırf popülizm uğruna, seçim uğruna, geçici olarak insanları memnun etme uğruna Türkiye sosyal güvenlik sisteminde sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını savunan Çelik, 1999 yılında bunun görüldüğünü ve bir müdahale yapıldığını anımsattı. ''4447 sayılı yasa ile; '1 Ocak 2002'den sonra işe başlayacak olanlar 60 yaşında emekli olacaklar.' Fakat onun öncesinde işe başlayanlara da kademeli demişler. Yani yaş kriterini bir anlamda tekrar geri getiriliyor. Şimdi bu arada kalan vatandaşlarımızın sıkıntıları var. Burada yanlış nedir, yeni bir uygulama getiriyorsanız, yeni işe başlayanlara şamil olması gerekir. Bu düşünülmemiş çünkü devletimiz çok zora girmiş. İster istemez mevcut çalışanlarda dahil edilmiş. Şimdi karşımızda 'biz yaşa takıldık, yaş kriteri yoktu, şimdi yaş var. Bizde bizden öncekiler gibi yaş kriteri aramadan emekli olmak istiyoruz' bu tabiî ki mümkün değil. Neden mümkün değil, bu yeniden 1991'e geri dönmek olur. Türkiye'yi yeniden karanlık bir tabloya atmaktır. Böyle bir şey söz konusu değil." diye konuştu.
Kendilerine getirilen önerilerde 'Daha düşük bir ücretle, daha düşük bir emekli aylığı ile 3 yıl, 5 yıl beklemeden emekliliği öne alıp, sizinde mali dengenizi bozmayacak bir yol çıkabilir mi?' dendiğini aktaran Bakan Çelik, "Bizim bu kriterleri değiştirmek gibi bir çalışmamız hiç olmadı, hiç gündemimizde olmadı. Ama acaba bizim mali dengeleri bozmayacak, bu vatandaşların yaşadığı sorunlarını giderecek bir yol bulunabilir mi, şeklindeki samimi tekliflerine dönük yaptığımız bir çalışma idi. Şuanda bu anlamda böyle bir çalışmanın olmadığını söyleyebilirim. Medya bunu yanlış lanse etti ve Bizim iyi niyetle acaba 3 yıl 5 yıl bekleyecek vatandaş, gelecekte mali bir risk oluşturmadan bugün sıkıntıları giderilebilir mi diye çalışacağımız cümlesi, çok farklı noktalara götürüldü." değerlendirmelerinde bulundu.
50 BİN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI DEVREYE GİRECEK
İş sağlığı ve güvenliği yasasında gelinen nokta ile ilgili olarak ise yasanın yürürlüğe girdiğini hatırlatan Çelik, fakat bazı maddeleri ile ilgili sıkıntılar olduğunu söyledi. İş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi noktasında daha rekabete açık bir hizmet sunabilmek için yeterli sayıda elemanın sahada olması gerektiğini ifade eden Çelik, yasa ile ilgili şu bilgiyi verdi:
"Yasanın bir bölümü de 1 Temmuz itibari ile yürürlüğe girdi. Fakat meclise sunduğumu düzenlemede 50'nin altındaki tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerindeki işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile ilgili hizmetleri 6 ay öteliyor. Yani 1 Ocak 2014'de öteliyoruz. O süreç içerisindeki yaklaşık 50 bin iş güvenliği uzmanı devreye girmiş olacak. 650 bin işyerini kapsayacak, bu düzenleme. Eğer bugün yürürlüğe koyarsak haksız rekabet olacak eleman az olduğu için işyerlerine daha çok yük getirecek. Kamu işyerleri ise bundan daha sonra devreye girecek."
AİLE HEKİMLERİ MESAİ SAATİNDEN SONRA DA ÇALIŞABİLECEK
Sağlık Bakanlığı'nın da bu konuda bir düzenleme yaptığını anlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
"Buna göre 'Aile hekimi mesai saatlerinden sonra işyerlerine işyeri hekimi olarak ta hizmet verebilecek' Bizim doktor sayımız belli, 120 binler civarında doktorumuz var. Hastanelerde hizmet veren değerli sağlık çalışanlarımızın işyeri hekimi olarak eğer kaymasını dikkate alırsanız, o zaman da hastanelerde sorunlarla karşı karşıya kalırsınız. Yani biz 1 hekimden 1 buçuk hekim nasıl yapabilir diye çalışmalarımızı ayarlıyoruz. Onun için haksız rekabete yol açmamak için 6 aylık bir öteleme yapıyoruz. Yoksa bu yasa son derece temel bir yasa. İnşallah kısa bir süre sonra tümden yürürlüğe girmiş olacak. 50 bin iş güvenliği aynı zamanda ciddi bir istihdam. Yalnız iş güvenliği uzmanları ile bitmiyor, onların yanlarında çalıştıracakları elemanları olacak."
4 Temmuz 2013 Perşembe
Emeklilik İçin Yaş Bekleyenlere Bakan Çelik'ten Müjdeli Haber !!
Erken emeklilik bekleyenleri umutlandıran yeni açıklama. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emeklilikten yaş bekleyenler için kritik bir açıklama yaptı.
Erken emeklilik veya emeklilikte yaşa takılanları yeniden umutlandıran açıklama geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Özellikle sağlıktan yararlanamayan vatandaşlarımızla ilgili bir çıkış yolu bulunabilir mi diye çalışıyoruz” dedi. Dün akşam Meclis’te bakanların farklı açıklamalarıyla ilgili ısrarlı sorular üzerine konuyu değerlendiren Çelik, şunları söyledi:
TOPLAMI 5 MİLYON 765 BİN
“60 yaşını aşmış ve prim gününü dolduramamış vatandaşlarımızın yaklaşık sayısı 265 bin kişi. Prim günü doldurduğu halde yaşı dolduramayan ve yaş bekleyen vatandaşlarımızın sayısıysa 2000 öncesi itibariyle 5,5 milyon sigortalımız. Sosyal Güvenlik Kurumu'yla geçmiş iktidarların çok oynamasından dolayı çok çeken bir milletiz. Bugün, eğer bazı ülkelerde kriz yaşanıyorsa bu krizin altında sosyal güvenlik sistemlerindeki popülist yaklaşımlar yatmaktadır. Bakın, yanı başımızdakiYunanistan’a bakınız, bunu görmeniz mümkün.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VAR
Dolayısıyla, sosyal güvenlik sisteminin mali boyutunu sarsacak bir düzenlemeyi getirmek aslında bu ülkeye yapılabilecek en büyük ihanetlerden bir tanesidir. Vatandaşların bize getirdikleri talepler var, çözüm önerileri var. Biz, kendilerine açıkça söyledik, bu konuları biz değerlendiriyoruz. 1999’da getirilen yasayla oyunun kuralı oyun ortasında değişmiştir, yanlış olan budur. Aslında yeni işe girecekler, yeni başlayacaklar için bu uygulama olsaydı bu sorunları yaşamayacaktık. Ama on yıllık çalışana siz diyorsunuz ki ‘Beş yıl daha fazla çalışacaksınız.’
ÇIKIŞ YOLU OLABİLİR Mİ?
Mali dengeleri bozma şansımız yoktur. Şimdi, bundan dolayı, ekonomiden sorumlu Bakan arkadaşa soruluyor: ‘Gündeminizde böyle bir şey var mı?’ ‘Yok’ diyorlar, çok doğru söylüyorlar. Bunun yanlışı yok ki. Bizim gündemimizde mali boyutu bozacak, mali dengeleri bozacak bir düzenleme kesinlikle yok. Ama ‘Acaba bir çıkış yolu olabilir mi? Burada bahse konu mağduriyetlerin giderilmesiyle ilgili bir çalışma yapılabilir mi?’ gibi bize gelen teklifler üzerinde biz çalışıyoruz, ne olabilir acaba, nasıl bir çıkış yolu olabilir diye. Özellikle sağlıktan yararlanamayan vatandaşlarımızla ilgili bir çıkış yolu bulunabilir mi diye. Teknik ayrıntılar bunlar. Maliye’den ve Hazine’den sorumlu bakan arkadaşlarımıza sorulan soru ise mali dengeleri bozacak bir yapıda soru sorulduğu için ‘Gündemimizde yok’ diyorlar, son derece de doğru bir değerlendirmedir.”
TOPLAMI 5 MİLYON 765 BİN
“60 yaşını aşmış ve prim gününü dolduramamış vatandaşlarımızın yaklaşık sayısı 265 bin kişi. Prim günü doldurduğu halde yaşı dolduramayan ve yaş bekleyen vatandaşlarımızın sayısıysa 2000 öncesi itibariyle 5,5 milyon sigortalımız. Sosyal Güvenlik Kurumu'yla geçmiş iktidarların çok oynamasından dolayı çok çeken bir milletiz. Bugün, eğer bazı ülkelerde kriz yaşanıyorsa bu krizin altında sosyal güvenlik sistemlerindeki popülist yaklaşımlar yatmaktadır. Bakın, yanı başımızdakiYunanistan’a bakınız, bunu görmeniz mümkün.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VAR
Dolayısıyla, sosyal güvenlik sisteminin mali boyutunu sarsacak bir düzenlemeyi getirmek aslında bu ülkeye yapılabilecek en büyük ihanetlerden bir tanesidir. Vatandaşların bize getirdikleri talepler var, çözüm önerileri var. Biz, kendilerine açıkça söyledik, bu konuları biz değerlendiriyoruz. 1999’da getirilen yasayla oyunun kuralı oyun ortasında değişmiştir, yanlış olan budur. Aslında yeni işe girecekler, yeni başlayacaklar için bu uygulama olsaydı bu sorunları yaşamayacaktık. Ama on yıllık çalışana siz diyorsunuz ki ‘Beş yıl daha fazla çalışacaksınız.’
ÇIKIŞ YOLU OLABİLİR Mİ?
Mali dengeleri bozma şansımız yoktur. Şimdi, bundan dolayı, ekonomiden sorumlu Bakan arkadaşa soruluyor: ‘Gündeminizde böyle bir şey var mı?’ ‘Yok’ diyorlar, çok doğru söylüyorlar. Bunun yanlışı yok ki. Bizim gündemimizde mali boyutu bozacak, mali dengeleri bozacak bir düzenleme kesinlikle yok. Ama ‘Acaba bir çıkış yolu olabilir mi? Burada bahse konu mağduriyetlerin giderilmesiyle ilgili bir çalışma yapılabilir mi?’ gibi bize gelen teklifler üzerinde biz çalışıyoruz, ne olabilir acaba, nasıl bir çıkış yolu olabilir diye. Özellikle sağlıktan yararlanamayan vatandaşlarımızla ilgili bir çıkış yolu bulunabilir mi diye. Teknik ayrıntılar bunlar. Maliye’den ve Hazine’den sorumlu bakan arkadaşlarımıza sorulan soru ise mali dengeleri bozacak bir yapıda soru sorulduğu için ‘Gündemimizde yok’ diyorlar, son derece de doğru bir değerlendirmedir.”
3 Temmuz 2013 Çarşamba
SGK Başkanından erken emeklilik bekleyenleri üzen açıklama !!
SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, emeklilik çalışmalarıyla ilgili detayları BUGÜN’e anlattı. Gökalp, emeklilikte yaşa takılan ve
"Emeklilik yaşı için düzenleme mümkün değil
*Emeklilikte yaşa takılanlar konusu oradan çıkıyor galiba.
Emeklilikte yaşa takılanlar konusu 1999 yılında yapılan düzenlemeden kaynaklanmıştı.
Daha önce SGK Başkanı kamuoyunu ümitlendirmişti
Biz bir çok yazımızda erken emekliliğin popülist yaklaşımlar olduğunu belirtmiştik. Ancak, SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan tam tersi yönde açıklamalar yapmıştı. Ali Tezel'le yaptığı mülakatta bakın neler söylemişti.
İlk sorum "emeklilikte yaşa takılanlar" ile ilgili oldu. Başkan İlhan, bu konuda çalışmalarının
YAŞA TAKILANLARIN
SGK Başkanı ile görüşeceğimi duyan "emeklilikte yaşa takılanlar" grubu da beni arayıp başkana bir teklifleri olduğunu belirttiler. Tekliflerini başkan hanıma ilettim. Grubun teklifi, "Emekliliğimize yaş
Yaşı beklerken iş bulma umut ve isteği azalan ve emekli de olamayanlardan
YAŞA TAKILANLAR KİMLER?
SSK'lı olanlardan 8.9.1999 gününe kadar emeklilik için iki
"Emeklilikte yaşı bekleyenler"in büyük bir derdi daha var. İşe girmek isteseler "Yaşlısın" diyorlar, emekli olalım dediklerinde ise "
ALMANYA VE FİNLANDİYA ÖRNEKLERİ
Almanya'da normalde emeklilik yaşı, işe
ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ
İşin ilginci çalışanları daha geç emekli etmeye çalışan hükumetler "Bu yetmez, bir de çalıştıkça emekli
EMEKLİ ÇALIŞANLARA DA MÜJDE GELEBİLİR
İkinci olarak da emekli olduktan sonra çalışıp SGK'ya SGDP primi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)