1 Temmuz 2013 Pazartesi

Yurt Dışı Borçlanma Bedelleri


2013 Yılı için asgari ücret yurtdışı borçlanma bedeli belli oldu.

Aylık brüt asgari ücret 940 Türk  lira dan ilk 6 ay için 978,75 liraya, ikinci 6 ay içinse 1021,50 liraya yükseltilmiştir.
Aylık net asgari ücret ise 739,79 liradan, 774 liraya, ikinci 6 ay içinse 804,70 liraya yükseltilmiştir. Böylelikle asgari ücret yılın ilk 6 ayı için yüzde 4.1 ikinci 6 ay için ise yüzde 4,4 artırılmıştır'' dedi.

ASGARİ ÜCRETİ KİMLER BELİRLİYOR?
Türkiye’de Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 5'i işçi, 5'i işveren, 5'i de devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşuyor. Komisyonda işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil ediyor. Komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğu ile karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluk sağladığı kabul ediliyor.

Asgari ücret, halen 16 yaşından büyük bekâr bir işçi için brüt 940,50, net 739,79 lira olarak uygulanmaktadır.
2013 YILI İÇİN YURTDIŞI BORÇLANMA GÜNLÜK BEDELİ BELLİ OLDU
Asgari ücretin 01 Ocak 2013 -01 Temmuz  2013 tarihleri arasında  978,75 TL olarak belirlenmesi üzerine yurtdışı borçlanmada asgari günlük bedel  10, 44 TL ,azami ise 67,85 TL oldu. Yılın ikinci yarsısında  1021,50 TL olacak  asgari ücrete bağlı olarak Avrupalı Türklerin ödeyeceği günlük asgari bedel 10.9 TL, azami ise 70,82 TL olarak uygulanacaktır.
EMEKLİLİK İÇİN ÖDENMESİ GEREKEN ASGARİ RAKAMLAR( 01.01.2013-30.06.2013
GÜN                      ASGARİ BEDEL (TL)       AZAMİ BEDEL (TL)
5400                           56.160                          366.390
7200                           74.880                          488.520
9000                           93.600                          610.650

01.07.2013 – 31.12.2013
GÜN                      ASGARİ BEDEL (TL)       AZAMİ BEDEL (TL)
5400                           58.860                           382.428
7200                           78.480                           509.904
9000                           98.100                           637.380

YURTDIŞI BORÇLANMASINDA DEĞİŞEN RAKAMLAR

BORÇLANMA TALEP TARİHİ
BİR GÜNLÜK PRİME
ESAS KAZANCIN
BİR GÜNLÜK BORÇLANMA BEDELİ
Alt Sınırı
Üst Sınırı
Alt Sınırı
Üst Sınırı
08/05/2008-30/06/2008
20,28
131,82
6,49
42,18
01/07/2008-31/12/2008
21,29
138,39
6,81
44,28
01/01/2009-30/06/2009
22,20
144,30
7,10
46,18
01/07/2009-31/12/2009
23,10
150,15
7,39
48,05
01/01/2010-30/06/2010
24,30
157,95
7,78
50,54
01/07/2010-31/12/2010
25,35
164,78
8,11
52,73
01.01.2011-30.06.2011
26,55
172,58
8,50
55,23
01.07.2011- 31.12.2011
27,90
181,35
8,93
58,03
01.01.2012-01.07.2012
29,55
192,08
9,46
61,46
01-07.2012-31.12.2012


10.03
65.21


Yurtdışı Borçlanmasında Bedel Artıyor.

Borçlanmada bedel arttı

emeklilik-yasası


YURTDIŞI hizmet borçlanmasında asgari günlük ödeme bedeli belli oldu. 1 Ocak 2013 tarihine kadar günlük en düşük 10,03 TL ve azami 65,21 TL olan bedel, 30 Haziran 2013 tarihine kadar en düşük 10, 44 TL, azami ise 67,85 TL oldu. Yılın ikinci yarısında 1021,50 TL olacak asgari ücrete bağlı olarak Avrupalı Türklerin ödeyeceği günlük asgari bedel 10.9 TL, azami ise 70,82 TL olarak uygulanacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsaviri Hasan Karahaliloğlu, 5400 gün üzerinden asgari borçlanmak isteyenlerin 56 bin 160 TL, azami 366 bin 390 TL, 7200 gün için asgari 74 bin 880 TL, azami 488 bin 520 TL, 9000 gün için ise asgari 93 bin 600 TL, azami 610 bin 650 TL ödemeleri gerektiğini ifade etti.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Uyanık olan emekliler aylıklarındaki düşüşün çaresini buldu

2008 yılından sonraki ücretleri brüt asgari ücretin üç katını geçmiyor ise emekli aylıklarının artmak bir yana her geçen gün düştüğünü daha önce yazmıştık.

Uyanık olan emekliler aylıklarındaki düşüşün çaresini buldu


2000 yılından önce SSK veya Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başlamış olan kişilerin, 2008 yılından sonraki ücretleri brüt asgari ücretin üç katını geçmiyor ise emekli aylıklarının artmak bir yana her geçen gün düştüğünü daha önce yazmıştık.

Prim ödedikçe emekli aylığının düşmesine izin verilmesinin doğru olmadığını, bu durumun emekli aylığına hak kazanmak için yaş hariç diğer şartları sağlamış olan sigortalıları kayıt dışı çalışmaya sevk ettiğini dile getirmiş ve eklemiştik, gelin bu gidişata dur deyin, diye.

Ama maalesef ki şu ana kadar SGK tarafında herhangi bir gelişme yok.

Tabii SGK tarafından soruna bir çare bulunmayınca durumdan vazife çıkartan uzmankişiler, sigortalıların aleyhine gelişen bu durumu, lehine çevirmek için formüller bulmaya başladı bile…

Mehmet Eser adlı bir kişi, bir gazetede yer alan köşe yazısında diyor ki, eğer emekli aylığınızın düşmesini istemiyorsanız ve aylığınız da asgari ücret veya buna yakın bir ücret ise 30 gün üzerinden bildirim yapmak yerine, 5,10 gün çalışmış gibi kazancınızı bildirirseniz, günlük kazancınız yüksek olacağından emekli aylığınız da artmış olacaktır. Bu arada gün sayısını eksik bildirirken, eksik gün nedeni olarak puantaj kayıtlarını tercih edin ki boş yere GSS primi de ödemeyin.

Evet, köşe yazısında kısaca ifade edilen durum bu, sosyal güvenlik uzmanı tarafından.

Değerli okurlar

Bu köşeden yazdığım yazılarda, hiçbir zaman kanunlardaki açıkları veya SGK'nın gözden kaçırdıklarını fırsat bilip insanları bu yola doğru sevk etmedim. Varsa sosyal güvenlik mevzuatında bir açık, varsa SGK' nın gözden kaçırdığı bir durum gelin bu uygulamayı düzeltin dedim. İstedim ki ne vatandaş mağdur olsun, ne de Hazine zarara uğratılsın.

Maalesef herkes bizim gibi düşünmüyor gördüğünüz gibi. Sosyal Güvenlik Reformu olarak bilinen 5510 sayılı Yasanın açıklarını iyi bilen uzman kişiler, uygulamanın düzeltilmesi hususunda SGK'yı uyarmak yerine, işverenleri ve sigortalıları tabir caiz ise bu kara delikten sokmaya çalışıyorlar ne yazık ki.

Aylık ücreti asgari ücretin üç katını aşmayan kişiler için bu kişinin belirttiği gibi sigortalının gününü eksik bildirirseniz, sigortalının emekli aylığı artar, doğru. Eksik gün nedeni olarak puantaj kayıtlarını tercih ederseniz, SGK eksik günlere ait genel sağlık sigortası primini ödeyin demez, bu da doğru. Yani sayın Eser'in anlattıkları A' dan Z' ye kadar doğru.

Ancak etik açıdan doğru mu derseniz onu da söyleyelim. Kesinlikle değil.

Nedeni de gayet açıktır herhalde. Ayda 30 gün çalışan bir kişinin 5 veya 10 gün çalışıyormuş gibi bildirilmesi, eksik gün nedeni olarak puantaj kayıtlarının tercih edilmesi, yasal olmaktan ziyade, tamamen SGK' yı aldatmaya yönelik bir işlemdir.

Buradan köşe yazısında önerilen yola tevessül etmeyi düşünen okuyucularımıza bir de uyarımız olacak. 30 gün boyunca çalışmış sigortalıları eğer ki 5 veya 10 gün çalışmış gibi bildirirseniz ve de SGK tarafından bu durum tespit edilirse, aklınızda bulunsun aylık 1..881 TL ceza ödemek durumunda kalırsınız. Puantaj kayıtlarını bir ay bile SGK' ya vermezseniz o zaman da ayın tamamı için prim ödemek zorunda kalırsınız.

Bizden tavsiye, gelin siz siz olun doğrudan ayrılmayın, SGK elbet bir gün yanlıştan dönecektir, vatandaşını da mağdur etmeyecektir.

SGK' nın açıklarını iyi bilen uzman kişilere gelince, dolambaçlı yollardan işlem yapmak konusunda okuyuculara tavsiyede bulunurken, etik mi, değil mi diye bakmayacak sanız eğer, hiç değilse başlarına neler gelebileceğini de anlatın ki vatandaş sonunda nelerle karşılaşabileceğini de öğrensin.

Yoksa, cezaya muhatap olduklarında, o cezaları siz ödemiyorsunuz çünkü.

Yaşa takılanlara Erken Emeklilik formülü

Yaşa takılanlara Erken Emeklilik formülü

Yaşa takılanlara emeklilik yolunu açacak formülün mali tabloyu bozmaması için çaba gösteriliyor

1999 yılından önce sigortalı olup sonradan çıkan yasayla emeklilikleri yaş yüzünden ertelenen yaklaşık 5 milyon vatandaşın sorunu ile ilgili formül arayışında sona gelindi. Türkiye'nin mali tablolarını bozmayacak ve mağduriyetleri de giderecek bir formül üzerinde çalışan bürokratlar hazırlıklarını tamamladı.

MALİ BOYUTU ÖNEMLİ


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, erken emeklilik konusunda çalışmaları tamamlamak üzere olduklarını belirterek, "Bunun kesinlikle mali portremizi bozacak noktada olması söz konusu değil" dedi. Bakan Çelik, Bursa'da katıldığı bir TV programında, "Bu konuda çalışmayı yapıyoruz. Arkadaşlar önümüzdeki günlerde çalışmamızı tamamlayacak. Mali boyutu nedir? Kaldırabilir miyiz? Olabilecek mi olmayacak mı? Bunun kesinlikle bizim mali portremizi bozacak noktada olması söz konusu değil" dedi.

Erken Emeklilik için 5 milyon 765 bin kişinin beklediği haber


Bitmek bilmeyen tartışmada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ten yeni açıklamalar geldi. Çelik, mali dengeleri etkilemeyecek bir düzenleme için ön çalışma yaptıklarını açıkladı.


Erken Emeklilik için 5 milyon 765 bin kişinin beklediği haber

Çelik, “Özellikle sağlıktan yararlanamayanvatandaşlarımızla ilgili bir çıkış yolu bulunabilir mi diye çalışıyoruz” dedi. Dün akşam Meclis’te bakanların farklı açıklamalarıyla ilgili ısrarlı sorular üzerine konuyu değerlendiren Çelik, şunları söyledi:

TOPLAMI 5 MİLYON 765 BİN

“60 yaşını aşmış ve prim gününü dolduramamış vatandaşlarımızın yaklaşık sayısı 265 bin kişi. Prim günü doldurduğu halde yaşı dolduramayan ve yaşbekleyen vatandaşlarımızın sayısıysa 2000 öncesi itibariyle 5,5 milyon sigortalımızSosyal GüvenlikKurumuyla geçmiş iktidarların çok oynamasından dolayı çok çeken bir milletiz. Bugün, eğer bazıülkelerde kriz yaşanıyorsa bu krizin altında sosyalgüvenlik sistemlerindeki popülist yaklaşımlar yatmaktadır. Bakın, yanı başımızdaki Yunanistan’a bakınız, bunu görmeniz mümkün.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VAR

Dolayısıyla, sosyal güvenlik sisteminin mali boyutunu sarsacak bir düzenlemeyi getirmek aslında bu ülkeye yapılabilecek en büyükihanetlerden bir tanesidir. Vatandaşların bize getirdikleri talepler var, çözüm önerileri var. Biz, kendilerine açıkça söyledik, bu konuları bizdeğerlendiriyoruz. 1999’da getirilen yasaylaoyunun kuralı oyun ortasında değişmiştir, yanlış olan budur. Aslında yeni işe girecekler, yenibaşlayacaklar için bu uygulama olsaydı bu sorunları yaşamayacaktık. Ama on yıllık çalışana siz diyorsunuz ki ‘Beş yıl daha fazla çalışacaksınız.’

ACABA NE OLABİLİR?
Mali dengeleri bozma şansımız yoktur. Şimdi, bundan dolayı, ekonomiden sorumlu Bakan arkadaşa soruluyor: ‘Gündeminizde böyle bir şey var mı?’ ‘Yok’ diyorlar, çok doğru söylüyorlar. Bunun yanlışı yok ki. Bizim gündemimizde mali boyutu bozacak, mali dengeleri bozacak bir düzenleme kesinlikle yok. Ama ‘Acaba bir çıkış yolu olabilir mi? Burada bahse konu mağduriyetlerin giderilmesiyle ilgili bir çalışma yapılabilir mi?’ gibi bize gelen teklifler üzerinde biz çalışıyoruz, ne olabilir acaba, nasıl bir çıkış yolu olabilir diye. Özellikle sağlıktan yararlanamayan vatandaşlarımızla ilgili bir çıkış yolu bulunabilir mi diye. Teknik ayrıntılar bunlar. Maliye’den ve Hazine’den sorumlu bakan arkadaşlarımıza sorulan soru ise mali dengeleri bozacak bir yapıda soru sorulduğu için ‘Gündemimizde yok’ diyorlar, son derece de doğru bir değerlendirmedir.”